<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>PAYLAŞIM EVİ</title>
	<atom:link href="http://www.paylasimevi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.paylasimevi.com</link>
	<description>Bilgisayarcının Alet Çantası. Görsel Eğitim Setleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 May 2012 07:43:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Canbebe Olarak Bebek Bezi Sektöründe Bir İlke İmza Attık, Deneyimli Annelere Seslendik!</title>
		<link>http://www.paylasimevi.com/2012/05/16/canbebe-olarak-bebek-bezi-sektorunde-bir-ilke-imza-attik-deneyimli-annelere-seslendik.html</link>
		<comments>http://www.paylasimevi.com/2012/05/16/canbebe-olarak-bebek-bezi-sektorunde-bir-ilke-imza-attik-deneyimli-annelere-seslendik.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 07:43:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk/Hayatın İçinden]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Canbebe Olarak Bebek Bezi Sektöründe Bir İlke İmza Attık]]></category>
		<category><![CDATA[Deneyimli Annelere Seslendik!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.paylasimevi.com/?p=2594</guid>
		<description><![CDATA[Anneler tabii ki bebekleri için hep en iyisini ister. Söz konusu bebek bezi olunca da en fazla dikkat ettikleri nokta bebeklerini konforlu ve kuru tutacak bir bezdir. Yaptığımız araştırmalarda da sonuç değişmedi. Canbebe olarak tüm bunları dikkate aldık ve daha gelişmiş bir ürünü piyasaya sürdük, yeni Canbebe ComfortDry. Deneyimli anneleri dinledik tamda onların ihtiyacına göre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anneler tabii ki bebekleri için hep en iyisini ister. Söz konusu bebek bezi olunca da en fazla dikkat ettikleri nokta bebeklerini konforlu ve kuru tutacak bir bezdir. Yaptığımız araştırmalarda da sonuç değişmedi. Canbebe olarak tüm bunları dikkate aldık ve daha gelişmiş bir ürünü piyasaya sürdük, yeni Canbebe ComfortDry. Deneyimli anneleri dinledik tamda onların ihtiyacına göre bir bebek bezi ürettik.</p>
<p><a href="http://www.paylasimevi.com/wp-content/uploads/canbebe.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-2595" title="canbebe" src="http://www.paylasimevi.com/wp-content/uploads/canbebe-291x300.jpg" alt="" width="291" height="300" /></a></p>
<p>Araştırmalarda bizi özellikle deneyimli annelerin tercih ettiği sonucu çıktı. Sebebi, annelerin deneyim kazandıkça aynı kalitedeki bir beze daha fazla para vermeyi gereksiz bulmaları. Bu yüzden biz de yine hesaplı olmayı tercih ettik. Ayrıca ComfortDry’la emiciliğimizi artırarak bebeklerin pişik sorununu çözmeye odaklandık. Bebekleri daha rahat ettirmek için de topaklanmayı önleyen özel bir yapı kullandık.</p>
<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/jS6yzyzGY5E?rel=0" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p>Artık bebekler eskisinden daha rahat ve daha mutlu. Tabi onları gülücükler saçarken gören anneleri de&#8230;</p>
<p>Bizi Facebook’ta <a href="http://www.facebook.com/canbebe" target="_blank">http://www.facebook.com/canbebe</a> beğenebilir, Twitter’da ise <a href="http://twitter.com/canbebeailesi" target="_blank">https://twitter.com/canbebeailesi</a> takip edebilirsiniz.</p>
<p><span style="font-size: 80%;">Bir <a title="bumads" href="http://www.bumads.com.tr?clientid=fc5832c0-0822-4995-a5cf-576baef01538&amp;offerid=200" rel="nofollow" target="_blank">bumads</a> advertorial içeriğidir.</span><br />
<script type="text/javascript">// <![CDATA[
 ad_client = 'fc5832c0-0822-4995-a5cf-576baef01538';ad_offer ='200';
// ]]&gt;</script><script type="text/javascript" src="http://sayac.bumads.com.tr/showads.js"></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.paylasimevi.com/2012/05/16/canbebe-olarak-bebek-bezi-sektorunde-bir-ilke-imza-attik-deneyimli-annelere-seslendik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>El yazısı öğretimi için okuma parçaları</title>
		<link>http://www.paylasimevi.com/2012/05/16/el-yazisi-ogretimi-icin-okuma-parcalari.html</link>
		<comments>http://www.paylasimevi.com/2012/05/16/el-yazisi-ogretimi-icin-okuma-parcalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 07:39:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[El yazısı öğretimi için okuma parçaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.paylasimevi.com/?p=2591</guid>
		<description><![CDATA[El yazısı öğretimi için okuma parçaları. İndir &#160;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>El yazısı öğretimi için okuma parçaları.</p>
<p><a title="İndir" href="http://www.elyazim.com/yukle/dosyalar/okuma_parcalari.zip" target="_blank">İndir</a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.paylasimevi.com/2012/05/16/el-yazisi-ogretimi-icin-okuma-parcalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk çizim çalışmaları</title>
		<link>http://www.paylasimevi.com/2012/05/16/ilk-cizim-calismalari.html</link>
		<comments>http://www.paylasimevi.com/2012/05/16/ilk-cizim-calismalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 07:37:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk/Hayatın İçinden]]></category>
		<category><![CDATA[Döküman/Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İlk çizim çalışmaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.paylasimevi.com/?p=2589</guid>
		<description><![CDATA[El yazısı öğrenirken harflere geçmeden önce el alıştırmaları yamtırmak için hazırlanmış çizgi çalışmaları. Word dosyası halındedir. İndir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>El yazısı öğrenirken harflere geçmeden önce el alıştırmaları yamtırmak için hazırlanmış çizgi çalışmaları. Word dosyası halındedir.</p>
<p><a title="İndir" href="http://www.elyazim.com/yukle/dosyalar/ilk_cizgi_calismalari.zip" target="_blank">İndir</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.paylasimevi.com/2012/05/16/ilk-cizim-calismalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Resimli Alfabe-Rapidshare</title>
		<link>http://www.paylasimevi.com/2012/05/16/resimli-alfabe-rapidshare.html</link>
		<comments>http://www.paylasimevi.com/2012/05/16/resimli-alfabe-rapidshare.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 07:35:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk/Hayatın İçinden]]></category>
		<category><![CDATA[Döküman/Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Resimli Alfabe-Rapidshare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.paylasimevi.com/?p=2587</guid>
		<description><![CDATA[Alfabedeki harflerin resimli gösterimleri bu dosyada. https://rapidshare.com/#!download&#124;42p2&#124;229525716&#124;resimli_alfabe.zip&#124;4440&#124;R~15C5E09F684126DC12B3522DF995BC2D&#124;0&#124;0]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Alfabedeki harflerin resimli gösterimleri bu dosyada.</p>
<p><a href="https://rapidshare.com/#!download|42p2|229525716|resimli_alfabe.zip|4440|R~15C5E09F684126DC12B3522DF995BC2D|0|0">https://rapidshare.com/#!download|42p2|229525716|resimli_alfabe.zip|4440|R~15C5E09F684126DC12B3522DF995BC2D|0|0</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.paylasimevi.com/2012/05/16/resimli-alfabe-rapidshare.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beko Basketbol Oyunu&#8217;nu Oynamayan Kalmasın! Oyun Çok Keyifli, Süper Ödüllü…</title>
		<link>http://www.paylasimevi.com/2012/05/11/beko-basketbol-oyununu-oynamayan-kalmasin-oyun-cok-keyifli-super-odullu.html</link>
		<comments>http://www.paylasimevi.com/2012/05/11/beko-basketbol-oyununu-oynamayan-kalmasin-oyun-cok-keyifli-super-odullu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 May 2012 16:20:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[Beko Basketbol Oyunu'nu Oynamayan Kalmasın! Oyun Çok Keyifli]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Ödüllü…]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.paylasimevi.com/?p=2580</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’de ve dünyada basketbolun sponsoru Beko, Beko Basketbol sitesinde yeni bir uygulama yayınlamaya başlamış. Merakla, http://basketball.beko.com linkini kullanarak girdiğim Beko Basketbol Oyunu tam da Beko marka kimliğini yansıtan dinamik, eğlenceli bir uygulama olmuş. Oyunu oynarken hem çok keyifli bir basketbol deneyimi yaşıyor, hem de her dönem çekilişle Beko 117 Ekran Smart LED TV kazanma fırsatı yakalıyorsunuz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de ve dünyada basketbolun sponsoru Beko, Beko Basketbol sitesinde yeni bir uygulama yayınlamaya başlamış. Merakla, <strong><a href="http://basketball.beko.com/" target="_blank">http://basketball.beko.com</a></strong> linkini kullanarak girdiğim Beko Basketbol Oyunu tam da Beko marka kimliğini yansıtan dinamik, eğlenceli bir uygulama olmuş. Oyunu oynarken hem çok keyifli bir basketbol deneyimi yaşıyor, hem de her dönem çekilişle Beko 117 Ekran Smart LED TV kazanma fırsatı yakalıyorsunuz.</p>
<p><a href="http://www.paylasimevi.com/wp-content/uploads/sr.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2582" title="sr" src="http://www.paylasimevi.com/wp-content/uploads/sr.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p>Uygulamada ilk dikkat çeken nokta, oyuna girişte kolaylık sağlanmış olması. İlk olarak karşınıza, oyunu oynamak isteyen herkesin düşünüldüğü iki farklı giriş seçeneği çıkıyor. Oyunu oynayan herkesin yeni bir çekiliş hakkı kazandığı uygulamada, büyük ödülü kazanan kişiye ödülü ulaştırabilmeleri için bilgi formunu eksiksiz doldurmak gerekiyor. Sonra oyun başlasın! Çok eğlenceli bu oyunu oynamak için tek yapmanız gereken mouse’un sol tuşuna basarak topu tutmak, yönlendirmek, topun hızını ayarlamak ve atışı yapmak için tuşu bırakmak. Verilen sürede en az iki basket atmak sizi bir sonraki bölüme taşıyor. Emin olun, bölümler bitmesin oyun hep devam etsin istiyorsunuz.</p>
<p>Her gün oynayarak 1 yeni çekiliş hakkı daha kazanılan uygulamada, arkadaşlarını davet eden çekiliş hakkını arttırıyor. Son olarak, “Çok keyifli, süper ödüllü bu oyunu oynamaya değer!” diyorum.</p>
<p><span style="font-size: 80%;">Bir <a title="bumads" href="http://www.bumads.com.tr?clientid=fc5832c0-0822-4995-a5cf-576baef01538&amp;offerid=194" rel="nofollow" target="_blank">bumads</a> advertorial içeriğidir.</span><br />
<script type="text/javascript">// <![CDATA[
ad_client = 'fc5832c0-0822-4995-a5cf-576baef01538';ad_offer ='194';
// ]]&gt;</script><script type="text/javascript" src="http://sayac.bumads.com.tr/showads.js"></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.paylasimevi.com/2012/05/11/beko-basketbol-oyununu-oynamayan-kalmasin-oyun-cok-keyifli-super-odullu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TTNET Genç Yeteneklerin Yanında!</title>
		<link>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/ttnet-genc-yeteneklerin-yaninda.html</link>
		<comments>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/ttnet-genc-yeteneklerin-yaninda.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Apr 2012 19:32:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[TTNET Genç Yeteneklerin Yanında!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.paylasimevi.com/?p=2572</guid>
		<description><![CDATA[TTNET’in “Yeteneğe Destek, Yaratıcı Ekonomiye Destek Projesi”yle, gençlerimiz yeni kariyer firsatlarını keşfediyor. Bilişim sektörüyle tanışan gençler, aldıkları eğitimlerle iş hayatına hazırlanıyor. TTNET, Türk ekonomisine destek oluyor. Siz de bu ücretsiz eğitimler hakkında bilgi almak için hemen tıklayın. Bir bumads advertorial içeriğidir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TTNET’in “Yeteneğe Destek, Yaratıcı Ekonomiye Destek Projesi”yle, gençlerimiz yeni kariyer firsatlarını keşfediyor.</p>
<p><a href="http://www.paylasimevi.com/wp-content/uploads/ttnet.gif"><img class="alignnone size-full wp-image-2573" title="ttnet" src="http://www.paylasimevi.com/wp-content/uploads/ttnet.gif" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p>Bilişim sektörüyle tanışan gençler, aldıkları eğitimlerle iş hayatına hazırlanıyor. TTNET, Türk ekonomisine destek oluyor. Siz de bu ücretsiz eğitimler hakkında bilgi almak için <strong><a href="http://www.adhood.com/adserver/go.php?zid=259309&amp;bid=72443&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.yaraticiekonomiyedestek.com%2F%3FWT.mc_id%3DDisplay_kss_cpm_bumerang_advertorial%26utm_source%3Dbumerang%26utm_medium%3Dadvertorial%26utm_campaign%3Dkss" target="_blank">hemen tıklayın.</a></strong></p>
<p><span style="font-size: 80%;">Bir <a title="bumads" href="http://www.bumads.com.tr?clientid=fc5832c0-0822-4995-a5cf-576baef01538&amp;offerid=188" rel="nofollow" target="_blank">bumads</a> advertorial içeriğidir.</span><br />
<script type="text/javascript">// <![CDATA[
ad_client = 'fc5832c0-0822-4995-a5cf-576baef01538';ad_offer ='188';
// ]]&gt;</script><script type="text/javascript" src="http://sayac.bumads.com.tr/showads.js"></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/ttnet-genc-yeteneklerin-yaninda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>6 yaş çocukları gelişim dönemi özellikleri</title>
		<link>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/6-yas-cocuklari-gelisim-donemi-ozellikleri.html</link>
		<comments>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/6-yas-cocuklari-gelisim-donemi-ozellikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Apr 2012 19:29:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk/Hayatın İçinden]]></category>
		<category><![CDATA[6 yaş çocukları gelişim dönemi özellikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.paylasimevi.com/?p=2570</guid>
		<description><![CDATA[6 Yaş Grubu Çocuklarının Psikolojik özellikleri Bu yaşlarda çocuklar oyun çağının birçok özelliklerini gösterir, 6 yaş zihni ve duygusal gelişmeleri bakımından okula devam edebilecek kadar olgun olunan bir yaştır. Zihni gelişimi &#62;Bu çağda çocuğun zihin gücü ve belleği bir hayli gelişir. Çocukta somut düşünce tarzı hakimdir. &#62;Duygulan ile düşünür. Gözlemler ve deneyler sonucu bir takım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>6 Yaş Grubu Çocuklarının Psikolojik özellikleri </strong> Bu yaşlarda çocuklar oyun çağının birçok özelliklerini gösterir, 6 yaş zihni ve duygusal gelişmeleri bakımından okula devam edebilecek kadar olgun olunan bir yaştır. <strong>Zihni gelişimi</strong></p>
<p>&gt;Bu çağda çocuğun zihin gücü ve belleği bir hayli gelişir. Çocukta somut düşünce tarzı hakimdir.</p>
<p>&gt;Duygulan ile düşünür. Gözlemler ve deneyler sonucu bir takım hükümler verebilir. &gt;Çocuk çevresini toptan algılar. Soyut ve mantıklı düşünemezler.</p>
<p>&gt;His ve heyecanlanma etkisinde kalarak yargılara varır. Olayları objektif olarak eleştiremez.</p>
<p><span id="more-2570"></span></p>
<p>&gt;Sık kendini över .Bu dönemin sonunda kendi kusurlarını görmeye başlar ve eleştirir.</p>
<p>&gt;Zaman ayarlayamaz. îlerisi için plan yapamaz.</p>
<p>&gt;Sayılan kavramaya başlar. Basit toplama, çıkarma hesaplan yapar.</p>
<p><strong>Dil Gelişimi</strong> &gt;Dil çok zenginleşir. Çocuk çok fazla kelime öğrenir. &gt;Sezsiz okuması, sesli okumasına nazaran daha hızlıdır. &gt;Bu çağın sonuna doğru yabancı dil öğrenmeye hazır hale gelir. <strong>Ilgiler</strong> &gt;Temsil oyumlarına ilgi, hayvanlarla ilgili temsiller, şarkılı temsillere ilgi devam eder. &gt;Kızlar; büyükler gibi giyinmeye, evcilik oynamaya Erkekler; Şöförlük, Pilotluk, Askerlik gibi oyunlar oynamaya yönelirler. &gt;Böceklere ve diğer hayvanlara ilgi vardır. <strong>Moral Gelişimi</strong> &gt;îyilik ve kötülük kavramları, ana-babanın beğendiği ve beğenmediği davranışlar ile ilgili olarak değişir. &gt;Davranışlarının büyükler tarafından beğenilmesine önem verirler, Kusurlu görünmek onları endişelendirir. <strong>Duygusal Gelişim</strong> &gt;En önemli duygusal ihtiyaçları sevilmek, beğenilmek, değer verilmektir. Anne, baba, öğretmen tarafından ne kadar ilgi ve şefkatle muamele görürlerse, ruh sağlıkları o kadar yerinde olur. &gt;îlgi merkezi olma isteği kuvvetlidir. &gt;Başarılı olma ihtiyacı kuvvetlidir. Gerçek başarılar elde edemezlerse hayali başarılarla övündükleri görülür. &gt;Bu dönemde korku, öfke, kıskançlık, neşe, sevgi gibi duygular bir çocuğun gününü birbiri ardına doldurabilir. Duygusal halleri çabuk değişir. <strong>Arkadaşlarla ilişkiler</strong> &gt;Bu yaşta gurup halinde oyun oynayabilirler. &gt;Arkadaşlık kısa sürelidir. &gt;Genellikle yakın arkadaşlarını kendi cinslerinde seçerler. &gt;Fakir-zengin ayrılığı gözetmezler. Fakat başka sınıf, okul ve çocuklara karşı cephe alırlar. &gt;Giyim, Konuşma, zevk bakımından çocuk, arkadaşlarını taklit eder. Rekabete girer. Sosyal yönden prestij kazanmak amacıyla güç gösterilerine girerler. Eşya ve aileleriyle övündükleri görülür. <strong>Aile ilişkileri</strong> &gt;Aile büyüklerine karşı tavır takınır, yaramazlık eder. Bazen ise kaygılı olur. &gt;Çoğu zaman kişiliğini gösterme, bağımsız olabilme çabasıyla inatçılık, dik başlılık, itaatsizlik olabilir. &gt;Büyüklerinin her şeyi daha iyi bildikleri ve yaptıklarını düşünürler. Ana-babasını kendine örnek seçer. &gt;Okulda günün önemli bir kısmını geçirmesine rağmen ana-baba sevgi ve ilgisine ihtiyacı çok kuvvetlidir. <strong>öğretmen ile ilgili bölüm</strong> &gt;Çocuk öğretmenine büyük ilgi ve hayranlık duyar. Kendini beğendirmek için elinden geleni yapar. &gt;Çok görülen şikayet olayı, öğretmenin ilgisini çekmek için yapılır. &gt;Tenkitler çocuklarda çok büyük etki yapar. Alay ve aşırı şakalarda alınır.</p>
<p><strong>Kazandırılması geren davranışlar,</strong> 1- Eşyalarını temiz ve düzenli kullanma, 2- Yatağını düzeltme, 3- Kıyafetlerini kendisinin giymesi ve çıkarttıklarını katlayıp yerine koyması, 4- Sabah temizliğine dikkat etmesi, dişlerini fırçalaması, 5- Oyuncaklarını toplaması, 6- Kardeşleriyle iyi ilişkiler içinde olması, 7- Büyüklerine karşı saygılı olması, 8- Annesine yapabileceği ev işlerinde yardımcı olması, 9- Verilen ödevi zamanında yapması, 10 -Eve gelen misafîr çocuklarına iyi davranması, 11- Oyuncaklarım paylaşması, 12- Vaktinde yatma ve uyuma, 13 &#8211; Tuvalet temizliğine dikkat etme, 14 &#8211; Problemlerini rahatlıkla söylemesi, 15 &#8211; Okula uyum sağlama, 16 &#8211; Evini, okulunu, yakın çevresini tanıma, 17 &#8211; Temel insan ilişkilerinde nasıl davranacağını bilme, 18 &#8211; Milli ve manevi değerlere karşı olumlu bir tutum geliştirme, 19 &#8211; Sağlık kuruluşlarını bilme, 20 &#8211; Trafîk kurallarını bilme, 21 &#8211; Toplu yaşama kurallarım bilme, 22 &#8211; Tabiatı sevme, 23 &#8211; Boş zamanlarını iyi değerlendirme, 24 &#8211; Zaman kavramını bilme, 25 &#8211; Okuma ve dinlenme becerisi kazanma, 26 &#8211; Türkçe&#8217;yi doğru kullanma, 27 &#8211; Okuma alışkanlığı kazanma, 28 &#8211; Günlük hayatta kullanılan toplama ve çıkarma yapma, 29 &#8211; Zihinden hesaplar yapma, 30- Seviyeye uygum problem çözme, 31- Varlıklar arasındaki ilişkiyi kavrama, 32- Sesini doğru kullanma, 33- Duygu ve düşüncelerini resimle ifade etme, 34- Artık malzemeleri kullanarak resim yapma, 35- Günlük işlerim yürütecek kuvvet, Çeviklik ve dayanıklılık kazanma, 36- Sağlıklı büyüme ve gelişme ile ilgili kuralları öğrenme, 37- Oyunları kurallarına göre oynama,</p>
<p><strong>Okuma Alışkanlığı Kazandırma</strong> Çocuğu Okumaya Hazırlama Okumaya hazırlık, çocukların okumaya ilgilerini daha iyi okumalarını sağlamak, iyi bir okuyucu olmalarını gerçekleştirmek için şunlar yapılmalıdır: 1- Evde kitapların varlığı, çocukların okumaya hazırlanmalarını garantilemektedir. 2- Ana-babalar çocuklarına kitaplar okuyarak, Okumanın değerini&#8217; iyi bir canlı örnek olarak çocuklarını okumaya yönlendirebilir. 3- Çocuğa yönelik resimli kitapları çocuğun ulaşabileceği yerde bulundurulmalı, çocuğun kitaplarla oynamasına ve sayfaları karıştırmasına izin verilmelidir. Resimler üzerinde konuşmalar, tartışmalar yapılmalıdır. 4- Çocuğa basit hikayeler okunmalıdır. Hikayeler üzerinde konuşulmalıdır. 5- Okunan hikaye ile çocuğun yaşadığı olaylar arsında ilişkiler kurulmalıdır. 6- Kitaptaki yazıları göstermek, sembollerin bir anlamı olduğunu anlatmak çocukta öğrenme isteğini arttırır.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/6-yas-cocuklari-gelisim-donemi-ozellikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınıfta 5 zor kişilik ve onlarla başedebilme</title>
		<link>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/sinifta-5-zor-kisilik-ve-onlarla-basedebilme.html</link>
		<comments>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/sinifta-5-zor-kisilik-ve-onlarla-basedebilme.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Apr 2012 19:27:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk/Hayatın İçinden]]></category>
		<category><![CDATA[Sınıfta 5 zor kişilik ve onlarla başedebilme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.paylasimevi.com/?p=2568</guid>
		<description><![CDATA[Bu yıl &#8220;zor&#8221; öğrencilerin bile derslere odaklanmasını sağlayabilmek için olumlu davranış yönetimini kullanın. Her öğretmen gibi ben de bir sınıfı idare etmenin ne kadar önemli bir iş olduğunu biliyorum. Kendi çalışma yerim olan Avustralya&#8221;da ve dünyanın görev yaptığım çeşitli yerlerinde farklı yeteneğe, geçmişe ve mizaca sahip 25 ya da daha fazla öğrenciyi alıp birlikte çalışan, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl &#8220;zor&#8221; öğrencilerin bile derslere odaklanmasını sağlayabilmek için olumlu davranış yönetimini kullanın. Her öğretmen gibi ben de bir sınıfı idare etmenin ne kadar önemli bir iş olduğunu biliyorum. Kendi çalışma yerim olan Avustralya&#8221;da ve dünyanın görev yaptığım çeşitli yerlerinde farklı yeteneğe, geçmişe ve mizaca sahip 25 ya da daha fazla öğrenciyi alıp birlikte çalışan, haklara saygı duyan bir grup oluşturmanın ne kadar zahmetli bir iş olduğunu tekrar tekrar gördüm.</p>
<p>Belirli türlerdeki öğrenci davranışları (her sınıfta görülmesine karşın yine de can sıkıcı olan) bu işi başarılması daha zor hale getirir. Buna rağmen sınıftaki en zor kişiliklerin bile hakları ve sorumlulukları dengeleyen olumlu disiplin yöntemlerine olumlu karşılık verdiğini keşfettim.</p>
<p><span id="more-2568"></span></p>
<p>Bu yazıda aşağıdaki kişilik türleri için işe yarayan stratejileri bulacaksınız:<br />
1.          Gevezeler 2.          Yapışkanlar 3.          Boykotçular 4.          Tartışmacılar 5.          Somurtkanlar <strong> 1. GEVEZELER</strong> Gözlemci olduğum bir sınıfta öğretmen grup etkinliklerinden önce bir noktayı açıklıyor; tam bu anda bir öğrenci diğerine dönüp fısıldamaya başlıyor. Öğretmen: &#8220;Oya ve Emel, Dersi anlatmaya çalışıyorum!&#8221; Oya: &#8220;Ama ben konuşmuyordum!&#8221; Öğretmen: &#8220;Oya, seni Emel ile konuşurken gördüm. Ben ders anlatırken konuşma. Dikkatini buraya ver.&#8221; Oya: &#8220;Hocam yapmayın. Emel sadece bana çalışmayla ilgili bir soru sordu!&#8221; Öğretmen: &#8220;Beni dinle— Kimin ne söylediği beni ilgilendirmez. (Öğretmen doğal olarak sinirlenmiştir; özellikle Oya&#8221;nın ses tonundan ve el kol hareketlerinden dolayı.) Oya: &#8220;Ama, Emel &#8221; Öğretmen: &#8220;Oya!&#8221; Bu yüksek ses tonunu şöyle bir ifade izler: &#8220;Bir kelime daha söylersen&#8230;&#8221; ya da azarlayıcı bir tonda &#8220;&#8230; bıktım usandım&#8221;. Her iki durumda da zarar verici bir yan vardır.<br />
İZLENECEK STRATEJİLER •          Olumlu bir yönlendirmede ya da anımsatmada bulunun ve ardından teşekkür edin. İstemediğiniz davranışa değil istediğinize odaklanın; Örneğin &#8220;Karışma&#8221; demek yerine &#8220;Teker Teker&#8221; ya da &#8220;Görgü kurallarımızı hatırlayalım&#8221; gibi. Yönlendirmeleri kısa tutun; sorun üzerinde çok fazla durmaktan kaçının. Buna ek olarak, davranış hedefimize daha uygun bir mesaj verdiğinden dolayı düzeltme yaparken bile &#8220;lütfen&#8221;e ek olarak kimi zaman &#8220;teşekkürler&#8221; sözcüğünü kullanmanın daha etkili olduğunu gördüm.<br />
•          Ses tonunuzu ve beden dilinizi seçin. Öğrenciler tarafından nasıl duyulduğumuz büyük ölçüde bizim sözsüz davranış biçimlerimize bağlıdır. &#8220;Sessiz adımlarla lütfen,. Teşekkürler&#8221; ifadesini alaycı bir ses tonuyla ve parmağınızı öğrencilere doğru sallayarak söyleme olumlu sözcüklerin hepsini bir çırpıda yok eder. Ses tonunuzu, bakışınızı, öğrenciye yakınlığınızı ve beden dilinizi sürekli kontrol altında tutun.<br />
•          Stratejik aralar vermeyi deneyin. Öğretmenler dikkati çekmek ya da korumak istediklerinde duraklamaların bilinçli kullanımı yardımcı olabilir. Gerekli talimatı vermeden önce kullanılan bir ara öğrencilerin size bakmasını, sizi dinlemesini ve hemen ardından yanıt vermesini sağlayabilir. Öğretmen odanın diğer köşesinde konuşan iki öğrenciye seslendiğinde &#8220;Oya, Emel ne yapıyorsunuz?&#8221; büyük olasılıkla onlar yalnızca kendi adlarının söylendiğini duyacaklar, sorunun ne olduğunu anlamayacaklardır bile. Önce öğrencilerin adlarıyla (daha otoriter bir tonda) başlayıp bir ara verdikten sonra yönlendirmeyle devam etmek daha iyi fikirdir.<br />
•          Nasıl yönlendireceğinizi bilerek dikkati asıl konunun üzerinde tutun. Konuşan öğrencilerden önlerine dönüp konuştuğunuz sürece dinlemelerini isteyerek dikkatimizi birincil davranış sorununa (bizim öğretme ve diğerlerinin öğrenme haklarını öncelikle etkileyen davranış biçimi) vermiş oluruz. Öğrenciler tartışır ya da surat asarlarsa bu davranış sırası gelmeden konuşma sorununa yönelik olmaz. Yeniden yönlendirme, ikincil konulara dikkatimizi vermek yerine kurallara, haklara veya verilen talimatlara odaklanma şeklidir. Öğrencilerin görüşlerine bir parça katılıp (öğrencilerin duygularına değer verip) sonra çabucak asıl konuya dönerek bunu yapabilirsiniz.</p>
<p>UYGULAMALI STRATEJİLER Öğretmen ödevi açırkarken Oya ve Emel özel olarak konuşup diğerlerini rahatsız ediyorlar. Öğretmen konuşmayı keser. Kimi zaman bilinçli olarak yapılan bir duraklamanın tek başına öğrencilerin dikkatini çekmeye yettiğinin farkındadır — ama bu sefer işe yaramaz. Bu yüzden o kızlardan önlerine dönüp dinlemelerini ister: &#8220;Emel . . ., Oya . . ., lütfen önünüze dönüp dinleyin, teşekkürler.&#8221; Oya darılmış bir şekilde &#8220;ama biz sadece ödev hakkında konuşuyorduk&#8221; der. Bu noktada öğretmen söylenen şeyin doğru olup olmadığıyla ilgilenmez. Konuyu başka bir yöne çevirir: &#8220;Ders hakkında konuşuyor olabilirsiniz ama önünüze dönüp dinlemenizi istiyorum, teşekkürler. Bu anlattıklarımızı bilmeniz gerekiyor.&#8221; Oya&#8221;nın kırgınlığı ya da küslüğü sürerken (ama sesini çıkarmadan) öğretmen dikkatinizi sınıfın geri kalanına verir ve konuşmasına kaldığı yerden devam eder. <strong> 2. YAPIŞKANLAR</strong> Bir sonraki tiplememizde küçük sınıflardan birindeki kompozisyon dersinde öğrencilerin başındayız. Halid sınıfın diğer yanından seslenir. Halid: &#8220;Öğretmenim, öğretmenim, bakar mısınız?&#8221; Öğretmen: &#8220;Bir dakika Halid.&#8221; Halid: &#8220;Ama öğretmenim bundan sonra ne yapacağımızı bilmiyorum!&#8221; Öğretmen: &#8220;Dinle, aynı anda hem orada hem burada olamam değil mi?&#8221; Halid: (ağlamaklı bir tonda) &#8220;Ama öğretmenim. . .&#8221; Öğretmen: &#8220;Tamam, tamam!&#8221; Öğretmen, onun her çağırışında kendisine yardımcı olmaya gideceği gibi asılsız bir düşünceyi kuvvetlendirerek ona yardımcı olmaya gider.<br />
İZLENECEK STRATEJİLER •          Bilinçli olarak duymamazlıktan gelmeyle başlayın. Bilinçli olarak duymamazlıktan gelme, belirli davranışları gözardı etmek ve dikkatleri dersin akışı üzerinde tutmak ya da olumlu davranışları farketmek ve desteklemek amacıyla öğretmenlerin bilinçli olarak aldıkları bir karardır. Öğrenciler kısa zamanda &#8220;kurallara uyup parmak kaldıran ve bekleyen&#8221; öğrencileri öğretmenlerin dinlediklerini anlayacaklar ve kurallara uymaya çalışacaklardır.<br />
•          El işaretleriyle basit yönlendirmeleri/anımsatmaları birleştirin. Bilinçli olarak duymamazlıktan gelme işe yaramazsa ve öğrencinin davranışı diğer öğrencilerin öğrenmesini ya da sizin öğretmenizi etkiliyorsa basit bir yönlendirmede bulunmayı ya da anımsatmayı deneyin: &#8220;Söz almadan önce parmak kaldırın, lütfen&#8221; ya da &#8220;sınıf içindeki kurallarımız neydi?&#8221; Sözlü yönergelerinizi güçlendirmek ya da kimi zaman onların yerine kullanmak açısından el işaretli çok etkili olabilir (özellikle sene başından beri bunları kullanmaya başladıysanız). Örneğin, öğrencinin beklemesi gerektiğini belirtmek için elinizi dur anlamında kaldırın ya da çocuğa parmak kaldırması gerektiğini anımsatmak için bir parmağınızı konuşmaması gerektiği anlamında ağzına koyup diğer parmağınızı havaya kaldırabilirsiniz.<br />
•          Öğrencilere seçenekler sunun. Verilen ödev öğrenciye özel değilse &#8220;bana sormadan önce çevrendeki üç arkadaşına sor&#8221; türünde bir yöntem oturtabilirsiniz. Öğrencileri izlenmesi gereken işlemler konusunda birbirlerine yardımcı olmaya, masalarında sessizce bilgi alışverişinde bulunmaya ve ancak son çare olarak sizin yardımınızı istemeye teşvik edin.<br />
UYGULAMALI STRATEJİLER Birinci sınıflardaki bir sanat etkinliği sırasında öğrencilerin arasında dolaşıp kilden yaptıkları şekiller hakkında konuşuyorum. Sıraların birinde bir öğrenciyle konuşurken diğer yanımdaki birisi elbisemi çekiştirme başlıyor: &#8220;Öğretmenim, şuna bakın, yaptığıma bakın!&#8221; Bakabilirim ya da çekilmesini söyleyebilirim ama bunun yerine bilinçli olarak duymamazlıktan geliyorum. En sonunda pes ediyor, parmağını kaldırıp bekliyor. Böyle yapmamış olsaydı elimi kaldırıp &#8220;bekliyoruz&#8221; anlamına gelen bir işaret yapar ve dikkatimi daha önce konuşmakta olduğum öğrenciye tekrar verirdim. Her iki durumda da ilk öğrenciyle işimi bitirip diğerine döndüğümde hala sessizce beklediğini görürsem çalışmasını görmeye can atar bir şekilde yanına giderim.<br />
<strong>3. BOYKOTCULAR</strong> Üçüncü sınıftakilerin tümü harita çizme projeleri üzerinde harıl harıl çalışıyorlar, Murat dışında. O, morali bozuk bir şekilde havaya bakıyor. Öğretmeni onun bu çalışmayı yapabileceğini çok iyi biliyor. Öğretmeni deli eden asıl sorun da bu. Öğretmen: &#8220;Murat, niçin çalışmıyorsun?&#8221; Murat: (iç çekerek) &#8220;Bilmiyorum&#8221; Öğretmen: &#8220;Ödevle ilgili bir sorunun mu var?&#8221; Murat: &#8220;Eveet . . . coğrafya sıkıcı geliyor.&#8221; Öğretmen: &#8220;Sıkıcı öyle mi? Bak işte bu çok kötü. Ne yazık ki orada oturup haritayı tamamlayıncaya kadar canının sıkılmasına katlanman gerekiyor. . . . Bunu tamamlamanın ne kadar süreceği beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor!&#8221; Bu süre boyunca Murat önüne kapanıyor ve tartışma sürüp gidiyor.<br />
İZLENECEK STRATEJİLER •          Öğrencilere sonuçlarıyla birlikte seçenekler sunun.<br />
Öğrenciler ödevleri ağırdan alıyor ya da yapmıyorlarsa onları doğrudan bir seçeneğe ya da sonuca yönlendirin. &#8220;Ödevini şimdi yapmazsan onu ders dışındaki boş zamanlarında yapman gerekecektir&#8221; demek, özellikle boş zamanını satranç, kişisel çalışmaları ya da bilgisayar oyunlarıyla geçiriyorsa işe yarayacaktır. Kullandığınız dil, öğrencilere davranışlarının kendi sorumlulukları altında olduğu ve nasıl davrandıkları konusunda denetime sahip oldukları mesajını verecektir.<br />
•          Çalışmaya yeniden dönmesi için süre verin.<br />
Çalışmaya yeniden dönmesi için verilen süre, öğretmenin düzeltici yönlendirmesine yanıt vermesi için öğrenciye verdiği süredir. Öğrenciye bir yol önerdikten ya da bir anımsatma yaptıktan sonra öğretmen sakin bir şekilde sınıfta göz gezdirebilir ya da başka bir öğrenciyle uğraşmak için dönebilir. Böyle yapmakla öğrencinin yönlendirildiği şekilde davranacağını beklediği mesajını iletir. Bu, öğrencilerin isteklere uyarken incinmemelerini sağlarken öğretmenlerin de gereksiz, uzun tartışmalara girmelerini önler.<br />
•          İlişkiyi yeniden kurun. Bir düzeltme yaptıktan ve öğrenci de buna uyduktan sonra (gönülsüzce de olsa) ders sırasında daha sonra yanına gidip ilişkinizi yeniden kurmak önemlidir. Bunu olumlu bir kaç sözcük fısıldayarak (&#8220;Böyle çalıştığını görmek çok güzel&#8230;&#8221;) ya da sadece gülümseyip başınızı onaylayarak bile yapabilirsiniz. Bu, çocuğa ilişkinizin hala sorunsuz olduğu (düzeltmeyi bir kenara koyarsak) ve onun sizin gözünüzde hala iyi bir yere sahip olduğu izlenimini verir. Kısa bir teşekkür ya da onay &#8220;Çabalarını farkediyorum&#8221; anlamına gelir ve arada herhangi bir kırgınlığın olmadığı mesajını da verir. UYGULAMALI STRATEJİLER Murat ve öğretmeni arasında geçen konuşmaya yeniden dönelim. Öğretmen: &#8220;Murat . . . Ödevini şimdi yapmazsan bunu teneffüste yapmak zorunda kalacaksın.&#8221; Murat: &#8220;Ama bu hiç adil değil.&#8221; Kollarını kavuşturur ve somurtur. Öğretmen: &#8220;Belki öyle ama bu senin seçimin.&#8221; Öğretmen yürür ve Murat&#8221;e işe yeniden dönebilmesi için zaman verir. Öğretmenin kendisine bakmadığından emin olduktan bir kaç dakika sonra gönülsüzce de olsa Murat çalışmasına devam eder (aslında öğretmeni onu yan gözüyle izleyebiliyordur). Teneffüs zili çaldıktan sonra öğretmeni onunla yeniden konuşur. Öğretmen: &#8220;Doğru kararı verdiğine sevindim Murat.&#8221; O oynamaya giderken öğretmeni de aferin anlamında koluna hafifçe vurur.<br />
<strong>4. TARTIŞMACILAR</strong> Her okulda öğretmenlerine kafa tutan, karşılık veren ve hiçbir sözün altında kalmak isteyen öğrenciler olur. Bu tür kişilerin niçin suçsuz oldukları, yapılanın niçin adil olmadığı, öğretmenlerin niçin onlara taktıkları konusunda on ayrı neden ve açıklama sıralayabilirler. Asıl şaşırtıcı olan öğretmen ve öğrenci arasındaki tartışmaların çoğunun aşağıdaki son sınıf örneğinde olduğu gibi ufak tefek, önemsiz konularla başlamasıdır. Öğretmen: &#8220;Cüneyt, niçin masanda değilsin?&#8221; Cüneyt: &#8220;Sadece Dimi&#8221;den bir cetvel istiyordum!&#8221; Öğretmen: &#8220;Bana bak, sakın yalan söylemeye kalkma. Cetvel istemiyordun. Seni gördüm. (Öğretmen Cüneyt&#8221;ın suratında &#8220;seni kandırıyorum&#8221; anlamına gelen sırıtmayı gördüğü için daha da sinirlenir.) Bu davranışından bıktıp usandım!&#8221; Cüneyt: &#8220;Bu arada cetvel isteyip istemediğimi nereden biliyorsunuz? Dimi&#8221;ye sorabilirsiniz.&#8221; (Öfkeli bir şekilde kollarını kavuşturur. Tüm sınıf onu izliyordur.) Öğretmen: &#8220;Çok akıllı olduğunu sanıyorsun değil mi? Bak sana ne diyeceğim. . .&#8221; Bu noktada, Cüneyt ağır kanlı ve kızgın bir şekilde sandalyesine yaslanırken ufak bir söylev başlar. Önceki atışmalardan canı sıkılan öğretmen Cüneyt&#8221;ın suratında tehditkar bir ifadeyle sandalyeye yaslanışını göze batan bir terbiyesizlik olarak yorumlar. Tartışmayı sürdürüp öğrenciye meydan okur. Öğretmen: &#8220;Sen ne yaptığını sanıyorsun, ha?&#8221;<br />
İZLENECEK STRATEJİLER •          Birincil davranışı ikincil davranıştan ayırt edin. Cüneyt&#8221;ın öğretmenleri onu sorunlu bir çocuk olarak anlatırken düşündükleri ikincil davranışlarının toplamı (ondan daha öncelikli olan birincil davranışlardan ağırlığı duygusal olarak daha fazla olduğundan). Öğretmenin sorusuna verilen &#8220;Evet&#8221; yanıtı bile hem kulağı hem gözü rahatsız edebilir. Konuşma tonlarını, biçimlerini ya da sözcüklerini suçlamak istersek öğrencilerin ikincil davranışlarına fazla tepki göstermemiz ya da onlara odaklanmamız kaçınılmazdır. En azından şimdilik birincil davranışlara odaklanın.<br />
•          Gereksiz tartışmalardan kaçının. Kavgacı bir öğrenciyi doğrudan kontrol edemesek de kavgalarla nasıl başedebileceğimizi kontrol edebiliriz. Tepki gösteren ya da savunmaya geçen düzeltmeler, özellikle beden dili biraz saldırgansa, tartışmayı uzatır ve dikkatimizi özgün konudan uzaklaştırır. Öğenciler tartışmalarını hiçbir zaman uysal olmayan yaşıtlarının önünde sürdürebilirler. Kendinize güvenli ama nazik olun, öğrenciyi asıl konuya yeniden yönlendirin ve tartışarak, kavga ederek ya da düşmanca taktiklerle ikincil davranışlara esir olmayın.<br />
•          Dersten sonra karşılıklı görüşmeler planlayın. Tartışan birinin ikincil davranışlarını o an için görmemezlikten gelme sizin avantajınıza olsa da bu konuda bir şey yapmamanız gerektiği anlamına gelmez (özellikle öğrenci bu tür davranışları alışkanlık haline getirmişse). Dersten sonra karşılıklı görüşme planlayıp öğrenciye ikincil davranışının nasıl gözüktüğünü ya da anlaşıldığını ve karşılıklı haklarımızı nasıl etkilediğini anlatabilir (hatta gösterebilirsiniz). Dersten sonra karşılıklı görüşmeler hakkında daha fazla bilgi için Somurtkanlar bölümüne bakın.<br />
UYGULAMALI STRATEJİLER Başka bir son sınıfta Bülent&#8221;nin ödevine başlamadığını farkettim. Yanına gidip sıradan bir tarzda sordum: &#8220;Bülent, henüz başlamamışsın sanırım. Bir sorun mu var?&#8221; Davranışlarım cana yakındı. &#8220;Evet, şey, kalemim yok, nereden bulabilirim?&#8221; yanıtına &#8220;Sorun değil, benimkini ödünç alabilirsin&#8221; diye karşılık verdim (ne zaman son sınıf öğrencileriyle ders yapsam yanıma kurşun, tükenmez kalemler, cetveller ve silgiler alırım &#8211; sorunları önleyici bir idare tarzı). Kendi kendine bir şeyler mırıldanıp sesini azaltıp önüne bakarak &#8220;Evet, şey cetvelim yok&#8221; dedi. Öğretmen masasındaki malzeme kutusunu göstererek &#8220;benimkilerden birini ödünç alabilirsin&#8221; yanıtını verdim. &#8220;Şey, benim kağıdım da yok&#8221; derken sesi oldukça sinirli bir tona bürünmüştü. Zavallı çocuk! Oyununu bozuyordum. Alaycı olmaya çok müsaittim ama &#8220;Masamda kağıt da var&#8221; yanıtını verdim. &#8220;Daha sonra gelip nasıl gittiğine bakarım&#8221; diye de ekledim. Bu son yardımsever açıklamadan sonra eminim içinden küfretmiştir. Ben uzaklaşırken ihtiyacı olan şeyleri almak üzere öğretmen masasına doğru gittiğini gördüm. Daha sonra ders sırasında homurtuları konusunda kendisini kontrol edebildiği için onu takdir ettim. Terbiyeli olmak zor iştir. 5. SOMURTKANLAR Demet çok sevilen, parlak bir beşinci sınıf öğrencisi. Ödevlerini yapması konusunda bir sorunu olmasa da öğretmeni onun davranış sorunları olduğundan yakınıyor. O sınıfla yaptığım ilk dersimde Demet&#8221;nın ders sırasında sürekli gezindiğini ve diğer öğrencilerle sohbet ettiğini farkettim. Bilinçli olarak bir süre bunu görmezden geldim ama sonraları onu kendi masasına dönmesi konusunda uyardım. Gözleri tavana bakarak, ıslık gibi bir sesle &#8220;Sadece Michelle&#8221;den silgi alıyordum&#8221; dedi. Bu sırada çıkardığı &#8220;cık cık&#8221; sesleri ve başka yöne çevirdiği gözleriyle somurtkan karşılığı tamamlanır (en sık görülen ikincil davranış). Hemen hemen onu her düzeltişimde, basit anımsatmalar bile olsa, bu durum tekrar ederdi. Sınıfta bu tür davranışların çoğunu yönlendirip gerginliği azaltmaya çalıştım ama en sonunda başka bir şeyler yapılması gerektiğine karar verdim.<br />
İZLENECEK STRATEJİLER •          Gerekiyorsa okuldan sonra bir sohbet ayarlayın. Bu tür kısa konuşmalar (etik açıdan kapı açık olarak) öğrencilerin davranışları açısından ders sırasında neler olduğunu aydınlatmanızı sağlamak için çok uygundur. Öğrencilere, alışkanlık haline gelmiş ikincil davranışlarının sınıf hakları ve sorumluluklarına göre kabul edilemez olduğunu anlatmamız çok önemlidir. Bu tür sohbetlerin yılın başlarında yapılmaya başlaması ikna edici olması bakımından oldukça etkili olur (yılanın başının küçükken ezilmesi yaklaşımı). Böylece öğrenciler öğretmenin her zaman belirli davranışları dersten sonra takip edeceği mesajını almış olurlar.<br />
•          Davetinizin zamanlamasını iyi yapın. Öğretmenler öğrencileriyle dersten sonra konuşmak isterlerse teneffüs zili çalmadan hemen önce kalmalarını istemek daha iyi olabilir. Böylece, &#8220;Niçin?&#8221;, &#8220;Neden Ben?&#8221; ya da &#8220;Ne Yaptım?&#8221; gibi gereksiz tartışmaları önlemiş olursunuz.<br />
•          Olumlu mesajlar vermeye çalışın. İkazlarımızın, düzeltmelerimizin ve gerilmiş ilişkilerin onarımının süren bir ilişkili sayesinde mümkün olabileceğini unutmayalım. Olumlu bir ses tonuyla ve arkadaşça konuşun, parmağınızı sallamak gibi tehdit edici beden dilinden kaçının. Söylev çekmektense karşılıklı konuşmak daha iyidir.<br />
•          Sorunlu davranışı yansıtmayı önerin. Birçok öğrenci ikincil davranışının nasıl gözüktüğünün farkında değildir. Onlar olayları bizim gözlerimizle göremezler. Öğretmenler çoğu zaman bu tür davranışları kaba ve otoritelerini sarsıcı bir davranış olarak görürler. Bizim değer yargılarımıza göre kaba olan şey aslında zayıf sosyal beceriler, kötü alışkanlıklar, öğrencinin dikkat çekme isteği ya da sınıf ortamında gücünü gösterme arayışından ibarettir. Davranışlarında neler gördüğümüzü yansıtıp duygularımızı açıklayabilirsek ve saygı ya da adil muamele görmeleri için onları sınıf kurallarına uymaya davet edersek en azından kabalıktan ne anladığımızı ve böyle davranışların ilişkileri nasıl zedelediğini açıklamış oluruz.<br />
UYGULAMALI STRATEJİLER Teneffüs zilinden hemen önce Demet&#8221;ya dersten sonra birkaç dakika kalmasıni söyledim. İncinmiş bir tonda &#8220;Niçin?&#8221; diye sordu. Bunu duymazdan gelip sınıfı dışarı çıkardım. Sınıf dışarı çıkarken Demet ellerini kavuşturup duvara yaslandı. Demet&#8221;ya biraz önce derste bir sorun olup olmadığını sordum.<br />
Demet: (gözleri yere bakarak bastırmaya çalıştığı bir somurtkanlıkla) &#8220;Hayır.&#8221; Öğretmen: &#8220;Dersten sonra kalmanı istediğim için belki de kızgınsın ya da moralin bozuk, öyle mi?&#8221; Demet: &#8220;Evet. Kötü ne yaptım?&#8221; Öğretmen: &#8220;Masanı dönmeni söylediğim zamanı hatırlıyor musun? Ne yaptığını ve ne söylediğini anımsıyor musun?&#8221; Bu noktada Demet önemsiz bir bakış fırlattı.<br />
Öğretmen: &#8220;Ne dediğini sana göstermemi ister misin?&#8221; Demet: &#8220;Efendim?&#8221; Öğretmen: &#8220;Dur sana göstereyim.&#8221; Bu noktada onun sabahki duruşunu, el kol hareketlerini ve ses tonunu başını sallayışıyla ve kaba bakışıyla yansıtmaya çalıştım. Kısa bir gösterimden sonra gülümseyerek solümü tamamladım. Demet gönülsüzce gülümseyerek savunmaya geçti: &#8220;Bunu her zaman yapmıyorum&#8221;. &#8220;Evet her zaman değil&#8221; diyerek sürdürdüm &#8220;ama bu davranışları çok sık yapıyorsun. Ben sana bu şekilde davranmıyorum Demet. Bu şekilde konuştuğunda ses tonundan ve söyleyiş şeklinden dolayı saygızlık haline geliyor&#8221;. Demet: &#8220;Şey, bunu yapmak istememiştim.&#8221; Öğretmen: &#8220;Olabilir, sen bunu kasdetmemiş olabilirsin ama senin ne söylediğin ve nasıl anlaşıldığı bu.&#8221; Bu durumda öğrencilerden bazıları gelişigüzel bir özür ifade ederler. &#8220;Gerçekten üzgün hissetmiyorsun, değil mi?&#8221; türünde bir yanıt vermekten kaçının. Saygı konusundaki okul kurallarını anımsatıp özrü kabul edin.<br />
Kaynak: Bu yazı Bill Rogers’ın “scholastic.com&#8221;daki yazısından uyarlanmıştır. Bill Rogers, Avustralya kökenli olan ve dünyada davranış yönetimi, stres ve öğretmenlik konularında dersler veren bir eğitim danışmanıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/sinifta-5-zor-kisilik-ve-onlarla-basedebilme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda özsaygıyı geliştiren 20 yol</title>
		<link>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/cocuklarda-ozsaygiyi-gelistiren-20-yol.html</link>
		<comments>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/cocuklarda-ozsaygiyi-gelistiren-20-yol.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Apr 2012 19:25:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk/Hayatın İçinden]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda özsaygıyı geliştiren 20 yol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.paylasimevi.com/?p=2566</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğa öz saygı kazandırma, çocuğun öğrenme, sevme ve yaratma yeteneğini güçlendirmektedir. Öz saygı, mutlulukla ve hayattaki başarıyla ilgilidir. Bazı düşünürlere göre öz saygı, tamamen aile sevgisiyle birlikte iyi bir eğitimin ürünüdür. New York&#8217;lu psikolog ve gençlik terapisti Prof. Dr. Barbara Berger&#8217;e göre öz saygı, çocuğun kendi kendisiyle gurur duymasıdır. Yüksek öz saygıya sahip olmak, çocuğun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğa öz saygı kazandırma, çocuğun öğrenme, sevme ve yaratma yeteneğini güçlendirmektedir. Öz saygı, mutlulukla ve hayattaki başarıyla ilgilidir. Bazı düşünürlere göre öz saygı, tamamen aile sevgisiyle birlikte iyi bir eğitimin ürünüdür. New York&#8217;lu psikolog ve gençlik terapisti Prof. Dr. Barbara Berger&#8217;e göre öz saygı, çocuğun kendi kendisiyle gurur duymasıdır.</p>
<p>Yüksek öz saygıya sahip olmak, çocuğun hem sevgi dolu hem de yetenekli olmasını sağlamaktadır. Çocuk, değerli olduğuna inanmalı, bir şeyler önermeli ve kendi kendisiyle ve çevresiyle barışık olmalıdır. Çocuğun sevgiyi ve yeteneğini hissetme derecesi, gelecekteki yaşamında onu her alanda etkileyecektir. Aynı zamanda da, çocuğun yaratıcılık yeteneğini, diğerleriyle ilişkisini ve başarılı olmasını belirlemede önemli bir faktör olmaktadır. Ebeveynler, çocuğun öz saygısının ilk temellerini oluştururlar. Çocuğun kendini sevgi dolu ve yetenekli hissetmesi için aileler neler yapabilir? İşte burada öz saygıyı geliştirecek 20 yol bulunmaktadır.</p>
<p><span id="more-2566"></span></p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>1</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Şartsız Sevgi Göstermek</strong> Çocuğunuz her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul ettiğinizi bilmesini sağlayın. Ev ona göre için, risk ve tehlikelerle dolu dünyadan döndüğü zaman, sevgi için, emniyetli bir yakıt alma istasyonu gibidir. Mesajlarınız &#8220;Seni seviyorum &#8211; odanın kirli olmasına rağmen, kız kardeşin kadar atletik olmamana rağmen, notlarının çok iyi olmamasına rağmen, yaptıklarından hoşlanmama rağmen &#8211; hala seni seviyorum&#8221; olmalıdır. Onu hala sevdiğinizi göstermek ve çocuğunuzun yanlış davranışını düzeltmek için, onun doğru yaptığı bir şeyi görerek işe başlayabilirsiniz. Örneğin, odası karma karışıksa ve sadece yatağını toplamış ise ona &#8220;Gerçekten yatağını topladığına çok sevindim. Şimdi senden istediğim şey masanı temizlemen&#8221; diye ifade edin.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>2</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Sinirli Olmanızdan Sorumlu Olduğunu Belirtmek</strong> 4 yaşındaki çocuğunuz oyuncağını yatmakta olan kardeşinin beşiğine fırlattığı için sinirlisiniz. Onun böyle bir hareketinde sinirinizi ona nasıl aktarırsınız? Prof. Dr. Thomas Gordon&#8217;un önerdiği en basit mesaj &#8220;Ben&#8221; mesajıdır. &#8220;Sen kötü bir çocuksun!&#8221; ya da &#8220;Sen aptalsın!&#8221; yerine, &#8220;Sen böyle yaptığında, ben &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;../&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; hissediyorum&#8221;,&#8221;Sen oyuncaklarını attığında kendimi sinirli hissediyorum. Ona gerçekten zarar verebilirdin&#8221; diyebilirsiniz. Buradaki mesaj, duygularınızın onun çocuk dünyasına değil onun belirli davranışlarına yönelik olduğudur.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>3</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Açık İsteklerde Bulunmak</strong> Çocuğunuzun ondan ne istediğinizi bilmesini sağlayın. Bu ona alternatif davranışları öğrenmesi için bir şans verecektir. Örneğin; &#8220;Oyuncaklarını kardeşinin beşiğine atmamalısın. Bunun yerine o uyandığında ona trenini gösterebilirsin&#8221; şeklinde bir açıklama yapılmalıdır. İstekleri ona açıkca belirtmek, ondan ne istediğinizi anlamasını kolaylaştıracaktır.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>4</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Dinlemeyi Öğrenmek</strong> Çocukların duyguları, gözlemleri ve algıladıkları dinlenmeye değerdir ve böyle yapmak çocukların öz saygılarını artırmaktadır. Size bir şeyler söylemek istediğinde, gerçekten ona zaman ayıramayacaksanız uygun olmadığınızı ve ne zaman uygun olacağınızı söyleyin. Gordon&#8217;un bir başka tekniği olan &#8220;Aktif dinleme&#8221;de, çocuğunuzu yanınıza çağırıp onu duyduğunuzu ve onun ne söylemeye çalıştığını anladığınızı ifade edin. Mesela 7 yaşındaki bir kız çocuğu şöyle diyebilir:<br />
Kız: &#8220;Baba sana çok kızgınım ve bir daha odama girmeni istemiyorum&#8221;. Baba: &#8220;Sen gerçekten çok kızgınsın öylemi hımm&#8221;. Kız: &#8220;Evet çünkü sen beni kaymaya götüreceğini söylemiştim ama artık çok geç&#8221;. Baba: &#8220;Oh, anladım. Çünkü seni dışarıda kaymaya götüreceğim konusunda söz verdim ve bu sözü tutmadım. Gerçekten üzgünüm. Çok geç vakte kadar çalıştım ve seni aramayı da unuttum. Bunu yarına alabilir miyiz?&#8221;<br />
Aktif dinlemeyle aileler, olayları daha çok çocuğun gözünden görmeye başlamakta ve böylece çocuk da duygularına önem verildiğini anlamaktadır.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>5</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Çocuğun Duygularını Ciddiye Almak</strong> Çocuğunuzun korkularını ve negatif duygularını onları reddetmektense ciddiye alın ve onları yenmesine ve kendi çözümünü bulmasına izin verin. Oğlunun canavarlardan korktuğunu öğrenen bir babanın yaklaşımı aşağıda verilmiştir.<br />
Oğlan: &#8220;Baba yatağa gidemiyorum. Çünkü odamda canavarlar gizleniyor&#8221;. Baba: &#8220;Gel bakalım belki canavarlarla arkadaş oluruz. Canavarlar ne yemekten hoşlanıyor biliyor musun?&#8221;.<br />
Oğlan: &#8220;Belki tatlı, bisküvi seviyordur&#8221;. Baba: &#8220;Bu hoşlarına gidebilir. Gel canavarlara yemek koyalım. Canavarlara ne istediğini sor? Neden sormuyorsun?&#8221;. Oğlan: &#8220;İnsanları korkutmak istiyor&#8221;. Baba: &#8220;Neden?&#8221; Oğlan: &#8220;Güçlü hissetmek için&#8221; Baba: &#8220;Eğer onunla arkadaş olursan sana ne yapabilir?&#8221;. Oğlan: &#8220;Beni koruyabilir.&#8221; Baba: &#8220;Bana iyi bir arkadaş olabilir gibi geliyor ya sana?&#8221;. Oğlan: &#8220;Evet.&#8221;<br />
Bu diyalog sayesinde aileler, çocuğun duygularını ya da neye gereksinimi olduğunu öğrenmekte, çocuk artık canavarın kendisine fazla tesiri olmayacağını görerek daha pozitif düşünmektedir. En önemlisi de çocuğun canavara yansıttığı gücü kendine çevirmesidir.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>6</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Çocuğun Varlığını Kabul Etmek</strong> Annelerin zaman zaman söylenmelerinin hatta jestlerle bile &#8220;keşke çocuk doğurmasaydım, o bir yük ve artık dayanamayacağım&#8221; diye ifade etmelerinin yanlış olduğu, özellikle bu gibi mesajlar sık sık tekrar edildiğinde çocuğun istenmediği ve kendisine değer verilmediği duygusuna kapılacakları uzmanlarca hatırlatılır. Bu durum özellikle evdeki yeni bebekle ilgili olmasına rağmen, annelerin bu yakınmaları uyumlu bir çocuğun bile istenmediğini düşünmesine neden olmaktadır. Böyle zamanlarda çocukların özel bir ilgiye ihtiyaçları vardır. Aileler yakınları tarafından desteklenmeli ve yaşantıdaki çocuğun varlığına değer verilmelidir.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>7</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Değerlendirecek Günlük Bir Şeyler Bulmak</strong> Çocuklar kötü bir şey yaptıklarında ilgi çekmek, iyi bir davranışta bulunduklarında da onaylanmak istemektedirler. Yaptıkları, hergün yapılan sıradan bir şey bile olsa, değerini artıran yaptıklarının onaylanmasıdır. Çocukların sevgi ve yeteneklerini onlara hatırlatan bazı etkinlikler aşağıda sıralanmıştır.</p>
<ul type="disc">
<li>Disiplin içermeyen tüm ailecek yenen bir akşam yemeği. Herkes o gün birbiriyle başardıkları, öğrendikleri veya hissettikleri güzel şeyleri paylaşabilir. Örneğin; &#8220;Okula zamanında gittim&#8221; veya &#8220;Bir kurbağa buldum&#8221;. Ebeveynler de bu etkinliğe katılarak çocuklarının başarılarını onayladıklarını gösterebilirler. Sorunları olan çocuklara bu arada &#8220;Bugün seni müthiş bir şey yaparken gördüm. Ayakkabını giydin ve bağcıklarını kendin bağladın.&#8221; diyerek teşvik edilebilir.</li>
<li>Yine yemekte, sırayla herkesle ilgilenilir ve diğerleri onun nesini sevdiğini, hoşlandığını ve takdir ettiğini söyleyebilir. Örneğin; &#8220;Senin öğrendiğin yeni şarkıyı çok seviyorum.&#8221; veya &#8220;Bu sabah söylediklerin gerçekten beni etkiledi&#8221;.</li>
<li>Çocuğunuzun odasına, banyodaki aynaya veya beslenme çantasına ufak kağıtlara çizilmiş küçük resimler ya da yazılmış sevgi mesajları konulabilir.</li>
<li>Çocuğunuzun yatağının baş ucuna onun yapmayı sevdiği bir etkinliği içeren (örneğin oyun oynadığı veya ata bindiği) ve ailenin topluca yer aldığı iki fotoğraf konulabilir. Böylece çocuk her gece becerikliliğini ve sevdiklerini hatırlayacaktır.</li>
</ul>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>8</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Çocukla Yalnız Vakit Geçirmek</strong> Bir çok ebeveyn için zaman çok sınırlıdır. Bununla beraber uzmanlar her bir çocukla yalnız zaman geçirmenin çok önemli olduğunu belirtmektedirler. Bir pazar sabahı dışarıda kahvaltı edilebilir veya yemekten sonra parkta küçük bir yürüyüş yapılabilir. Zaman zaman onun seviyesine inip onun kuralları ve oyuncaklarıyla oynamak da yararlı olacaktır. Kardeşini kıskanan ve yeni doğan bebekten dolayı geri planda kalan çocuğunuzla yalnız zaman harcamak için çaba sarfetmelisiniz.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>9</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Çocuğun Bazı Şeyleri Kendisinin Yapmasına İzin Vermek</strong> Ebeveynler genellikle çocuklarının yapmakta zorlandığı işleri üzerlerine alarak onlara yardımcı olduklarını düşünürler. Bu yardım, &#8220;Sen bunu yapamazsın. Sen yeterince iyi değilsin&#8221; mesajlarını verebilir, ki bu da çocuğun kendine olan saygısını azaltır. Çocukların bir işi başarmak için mücadeleye davet edilmeleri gerekmektedir. Ayrıca çocuklara, problemlerini çözmek ve kendi yeteneklerini keşfetmek için fırsatlar da verilmelidir. Yardım istediklerinde, ilk olarak, o işin üstesinden gelebileceklerine onları inandırarak cesaretlendirmek gerekir. &#8220;Hadi bakalım, şu elbiseni kendin düğmeleyebilecek misin görelim?&#8221; denilebilir. Ya da direkt olmayan tavsiyelerde bulunulabilir. Örneğin &#8220;Baş parmağını ilikten geçirirsen, daha kolay düğmeleyebilirsin&#8221;.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>10</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Çocuğun Özel Eşyalarına Saygı Göstermek</strong> Anne-babalar, sıklıkla çocuklarına verdikleri oyuncakların ve kitapların kontrolünü elde tutarlar. Örneğin; bir eşyasının atılmasına, çocuktan çok ebeveynler karar verir. Çocuğunuzun o oyuncakla oynama çağının geçtiğini düşündüğünüz halde, çocuğun ona hala ve belki de yıllarca ihtiyacı olabilir. Bu nedenle eşyalarını atmadan önce ona sormalısınız.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>11</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Çocuğun Düşüncelerine Saygı Göstermek</strong> Çocuğunuzun herhangi bir konuda düşüncesini sormanız, onun duygularının, gözlemlerinin ve algılayışının değerli olduğunu düşünmesini sağlayacaktır. Partiye giderken ne giyeceğinizi ya da öğle yemeğinde ne yapabileceğinizi ona sorabilirsiniz. Tabii her zaman çocuğunuzla aynı görüşte olmayabilirsiniz. Ama ona neden, onun görüşünden farklı bir karara vardığınızın sebeplerini açıklarsanız, düşüncelerinin tamamen faydasız olmadığını anlayabilecektir.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>12</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Çocuğun Yeteneklerini Kabul Etmek</strong> Her yeni beceri ve başarı, onun yetenekli olduğu düşüncesini kuvvetlendirmektedir. Ne kadar küçük olursa olsun her başarısı kabul edilmeli ve ona başarılı olacağı şeyler bulunmalıdır. Ayrıca ebeveynler, onlardan bazı şeyleri kendilerine öğretmelerini isteyebilirler. Yeni bir bilgisayar oyunu oynamayı veya bir sihirbazlık numarasını öğretmesi istenebilir, buradaki mesaj açıktır: &#8220;Sen yeteneklisin.&#8221; Bazı şeyleri yaparken onun yardımı istenebilir. Örneğin; akrabalara hediyeler hazırlarken fikri alınabilir ya da bir çalar saat yardımıyla sabah kendi kendine uyanabilmekte yeterli olduğu gösterilebilir. Çocuğunuzun notları çok kötü olmadıkça, onun başka başarılarının ve çabalarının olduğunu kabullenmesi sağlanabilir. Örneğin; matematikte zayıfsa, fakat ödevlerine özen gösteriyorsa ya da sizden özel yardım istiyorsa, onun çabaları dikkate alınmalıdır. Ayrıca, akademik başarısı iyi olmayan bir çocuğun, atletik ya da artistik başarısı iyi olabilir. Onu bu yeteneklerinden dolayı övmek ve cesaretlendirmek gerekmektedir.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>13</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Çocuğun Tercihlerine Saygı Göstermek</strong> Çocuğun kendine olan saygısını artırmanın bir yolu da, onun tercihlerini ve duygularını kabul etmektir. Ebeveynler, çocukları için eğlenceli veya yararlı olan etkinlikleri önerebilirler. Fakat onu ön yargılı davranmaya zorlarlarsa, çocuk kendisinin yeterince iyi olmadığı mesajını alacaktır.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>14</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Çocuklara Önemli Olanın Vücutları Olmadığını Öğretmek</strong> Çocuklar büyürken, yüzlerindeki sivilcelerden veya çillerden rahatsız olmaktadırlar. Ebeveynler, onlara vücudun sadece bir paket olduğunu, gerçek hediyenin içeride olduğunu yani kişiliğin varlığını anlatmalıdırlar. Onların başlarına gelen bu tür problemlerin anlaşıldığı ve o yaşlarda başımıza geldiği, fakat bu tür şeylerin geçici ve kontrolümüz altında olduğu belirtilmelidir. Eğer çocukta kilo veya deri problemi varsa bile, onu nasıl görünürse görünsün sevdiğinizden emin olmasını sağlamalısınız. Eğer çocuk görünüşü ile ilgili bir şeyler yapmak istiyorsa ona yaşantısını değiştirmesini destekleyecek bir şekilde yardım önerilebilir. &#8220;Kilondan şikayet ediyor gibi bir halin var. Eğer ilgilenirsen, bu konuda yapabileceğin yeni bir şeyler duydum&#8221;. Ama &#8220;Hayır, teşekkür ederim&#8221; cevabına da hazır olunmalıdır. Eğer kabul ederse, onu bir diyet ya da eksersiz programı takip etmesini sağlayarak destekleyebilirsiniz.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>15</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Çocuk İçine Kapanıksa Yardım Etmek</strong> Çocukların bazı bozuk ya da sözel olarak rahatsız edici davranışları onların kendilerine saygıları hakkında ciddi mesajlar verebilir. Böyle zamanlarda ebeveynler, sevgiyi ve gerçekleri sunarak yardımcı olabilirler. Onları ciddi bir şekilde dinlemeli, ne demek istediklerini anlamalı ve sonra ne söylemek istediğinizi anlatmalısınız. Örneğin; çocuğunuz, &#8220;Ben çok aptalım, hiçbir şeyi doğru yapamıyorum&#8221; dediğinde, &#8220;Aptal olduğunu düşündüğünü biliyorum, ama seninle aynı görüşte değilim. Belki, bazı şeyleri öğrenmek için daha çok zamana ihtiyacın var, ama biliyorum ki, sen de yeteneklisin. Hatırlasana, oyuncak kamyonunu nasıl da tamir etmiştin? Bu, yaratıcılığı gerektirir.&#8221; diyerek cevap verebilirsiniz. Bazı ebeveynler, çocuğun güvenini tekrar kazanmasını sağlamak için kişilik özelliklerini kullanmada oldukça duyarlıyken bazıları da çok iyi bir dinleyicidirler. Tepki her ne olursa olsun, çocuk sevildiği ve yetenekli olduğu üzerinde durularak ikna edilmelidir.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>16</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Sevgiyi Fiziksel Olarak İfade Etmek</strong> Ebeveynleri tarafından kucaklanma ve okşanma çocuklarda, kendine saygının gelişmesine yardım etmektedir. Çocuklar sözel olmayan davranışlara karşı çok duyarlıdırlar. Çocuklara &#8220;seni seviyorum&#8221; demekten çok sevgi, davranışlarla onları okşayarak belli edilmelidir.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>17</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Çocukla Göz Seviyesinde Konuşmak</strong> Çocuklarla konuşurken, daima onlardan yüksekte olmamaya dikkat edilmelidir. Bu onun sadece kendini küçük hissetmesini sağlamakla kalmayacak aynı zamanda ebeveyn ve çocuk arasında büyük bir mesafe olduğuna inanmasına da yol açacaktır. Her zaman onunla konuşurken, yanına çömelerek ya da oturarak ya da onu sizin seviyenize çıkararak göz kontağı kurularak konuşulmalıdır. Bu daha yakın bir iletişimi sağlayacaktır.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>18</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Çelişkili Mesajlar Vermekten Sakınmak</strong> Çelişkili mesajlar, ebeveynlerin sözleriyle başka, davranışlarıyla başka bir şeyi ifade ettiğinde ortaya çıkar. Örneğin; çocuğa, çok sinirli olarak yüzüne bakmadan &#8220;seni seviyorum&#8221; demeniz ya da korktuğunda, gece yanınıza gelebileceğini söyleyip geldiğinde kızmanız onu çelişkiye düşürebilir. Öncelikle çocuğa karşı dürüst olunmalıdır. Kızarken, kızgın olmadığınızı söylememelisiniz. Çocuğa model olunmalı, ona söylediğinizi siz de yapmalısınız. Fikir birlikteliklerinizi ifade etmeli ve verdiğiniz sözleri tutmalısınız. İstekleriniz ve kurallarınız açık olmalı, ne hissettiğinizi ya da ne düşündüğünüzü söylemelisiniz. Sözlerinizle vücut dilinizin birbirine uymasına dikkat etmelisiniz.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>19</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Duygularınızı Çocukla Paylaşmak</strong> Ebeveynler, çocuklarıyla incinebilecekleri duygularını bile paylaştıklarında, onları kendi deneyimlerini ve duygularını kabul etmeye cesaretlendirmiş olacaklardır. Çocuklar, anne ve babalarının anılarını, eğlendikleri ve korktukları anları, nasıl karşılaştıklarını, çocukları olmasının nasıl bir şey olduğunu hikaye şekline getirdiklerinde anne ve babalarını daha yakından tanıyacaklardır. Aile hikayelerini çocuklarla paylaşma, kendi kökleriyle gurur duymalarını sağlayacaktır.</p>
<table width="30" border="0" cellspacing="3" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><strong>20</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Her Çocuğun Tek Olduğu Üzerine Odaklanmak</strong> Çocuklar hakkında özel şeyleri ebeveynler keşfetmeli ve onlara söylemelidir. Böyle yaparak duyarlı, şiirsel olan çocuğa yaratıcı olma ve kendini dile getirme fırsatı; oldukça uzun boylu bir kız çocuğuna yeni spor dallarının kapısını açma, kariyer ve moda fırsatı verilebilir. Çocuklarda kendine saygıyı geliştirme, üstesinden gelinemeyecek bir iş değildir. İki önemli parçası olduğu- sevgiyi ve yeteneğini hissettirme &#8211; akıldan çıkarılmamalıdır. Ve tabii ki, her iki duyguyu besleyecek şekilde davranılmalı ve konuşulmaya çalışılmalıdır. Ebeveynlerin mükemmel olamadıkları ve en iyisini yapamadıkları zamanlar vardır. Fakat en önemlisinin, bir çocuğun sevgiyi düzenli aralıklarla alması olduğu unutulmamalıdır. <strong>Kaynak</strong> KAHN, Ellie (1990) 20 Ways To Make Your Kid Feel Great. Parents.Vol: 65, No:6, 94-98, 194-195.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/cocuklarda-ozsaygiyi-gelistiren-20-yol.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarımızı İnternetin zararlarına karşı nasıl koruyabiliriz?</title>
		<link>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/cocuklarimizi-internetin-zararlarina-karsi-nasil-koruyabiliriz.html</link>
		<comments>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/cocuklarimizi-internetin-zararlarina-karsi-nasil-koruyabiliriz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Apr 2012 19:23:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk/Hayatın İçinden]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarımızı İnternetin zararlarına karşı nasıl koruyabiliriz?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.paylasimevi.com/?p=2563</guid>
		<description><![CDATA[Çağımızda bilgisayar ve internetin kullanımının tartışılamaz bir ihtiyaç haline geldiğini artık hepimiz biliyoruz ancak özellikle son aylarda uygunsuz  içerikli müstehcenlik, terör, aşırı şiddet, sapıklık içeren sitelerin ne yazık ki ülkemizde belirgin bir şekilde artış göstermesiyle birlikte eğer aileler tarafından önlem alınmazsa, amaç dışı ve aşırı düzeyde  internet kullanımı,çocuklarımızın  çok erken yaşlarda psikolojik ve sosyal yaşantılarına  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çağımızda bilgisayar ve internetin kullanımının tartışılamaz bir ihtiyaç haline geldiğini artık hepimiz biliyoruz ancak özellikle son aylarda uygunsuz  içerikli müstehcenlik, terör, aşırı şiddet, sapıklık içeren sitelerin ne yazık ki ülkemizde belirgin bir şekilde artış göstermesiyle birlikte eğer aileler tarafından önlem alınmazsa, amaç dışı ve aşırı düzeyde  internet kullanımı,çocuklarımızın  çok erken yaşlarda psikolojik ve sosyal yaşantılarına  zarar verecek&#8230;</p>
<p><a href="http://www.paylasimevi.com/wp-content/uploads/internet2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2564" title="internet2" src="http://www.paylasimevi.com/wp-content/uploads/internet2.jpg" alt="" width="200" height="194" /></a><br />
Öte yandan iş yaşantımızda  ise , çalışanların  işle ilgili çalışmalarda bulunmak yerine , interneti gereksiz işlerle ve aşırı kullanmaları  sebebiyle öncelikle kendi kurumumuz sonra da  ülkemiz ekonomisi açısından önemli düzeyde işgücü verimi düşüşü yaşanmasına sebep olabiliyor</p>
<p><span id="more-2563"></span></p>
<p>İşte bu ve bunun gibi sebeplerden ötürü size , eviniz ve işyerinizde önlem almanızı tavsiye ediyoruz.. Bunun onlemi internet filtre programları. Kurulum ve ve kullanımı gayet kolay olan bu programları edinmek gayet kolay ve ekonomik.. Neredeyse bir kitap fiyatında olan filtreleme programları uygunsuz içerik ve istenmeyen programların sağlanması anlamında kesin çözüm sağlar. Çocuklarımız kurumlarımız ve ülkemiz geleceği için gereken hassasiyeti gösterip, gereken önlemleri hemen alalım.</p>
<p>Daha fazla bilgi için aşağıdaki linki tıklayarak iletişime geçmeniz yeterlidir.</p>
<p>Kaynak: <a href="mailto:soso@sos-tr.com">Erdem AKÇIL</a>     <a href="http://www.sos-tr.com">SoSo Yazılım Egitim Danismanlik</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.paylasimevi.com/2012/04/27/cocuklarimizi-internetin-zararlarina-karsi-nasil-koruyabiliriz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Dynamic page generated in 2.434 seconds. -->
<!-- Cached page generated by WP-Super-Cache on 2012-05-20 20:08:00 -->
<!-- Compression = gzip -->
