Canan Karatay’a Soruları ve Cevapları

CANAN KARATAY’A SORULAR?

Çalışan kadınların düzenli beslenmesi çok zor ama… İş temposunda acıkınca mide bastırıp geçiştiriliyor öğünler…?

 

Mide bastırmak en tehlikeli tabirdir. Mideni, seni ve beynini aldatır ve vücudunuzun tüm hormonal dengesini alt üst eder. Yarım saat erken kalkıp kahvaltı yapın dinç olun, gün boyu enerjik olun. Çalışan hanımlar için pratik bir uygulama önerebilirim, 9-10 tane kayısı kıvamında yumurta haşlayın buzdolabına dizin, sabahları ayaküstü içine biraz tereyağı koyun ve 2 tane yiyin. Çalışıyorum diye kahvaltıyı geçiştirmeyin sakın. Ben 50 yıldır çalışıyorum kocama da çocuğuma da baktım, çalışmayı bahane etmesinler.

karatay-soru-cevap

 

Ne yiyerek C vitaminini alacağız?

Lahana, pırasa ve soğan, kuzu eti ve salatalarda yeteri kadar C vitamini var. Salatanıza bol zeytinyağı koyacaksınız ki faydalı olsun, az yağlı yediğiniz salatanızın vücudunuza besin olarak pek faydası olmuyor. Meyve bütün olarak ve mevsiminde yenmeli. Sebzeler de bol yağ ile yenilmezse, vücut, sebzelerden aldığımızı düşündüğümüz yararlı A ve C vitaminlerini ememiyor, bunu yapılan çalışmalar kanıtladı. Maalesef yıllarca az yağlı yiyin diyerek vücutlarımızı en gerekli vitaminlerden yoksun bıraktılar.

 

Gripten korunmak için her sabah taze sıkılmış portakal suyu içmek yanlış o zaman…

Tabii yanlış. Portakalın suyunda şeker miktarı çok olduğu için o enzimi şeker kullanıyor ve C vitamini vücuttan fayda sağlamadan çıkıp gidiyor. Çocuklara portakalın kendisini yemeyi alıştırın. Portakaldaki esas C vitamini, dışındaki beyaz kısmındadır. Portakalı sıkınca, en değerli kısmını atıyorsunuz. Çocuklara havuç yedirin. Benim oğlum küçükken eline havuç verirdim onu yerdi, ağzına hiç plastik sürmemiştir. Emzik de hiç kullanmadı mesela. Bilmediği şeyi aramaz çocuk. Anneler rahata kaçıyor ama!

 

Etrafımızda herkes gribe yakalanmışken biz kendimizi nasıl koruyacağız?

İyi beslenme, iyi bir uyku ve sık sık el yıkama ile korunabilirsiniz. Ayrıca kalabalık ortamlardan da uzak durmaya çalışın. Açık havada bol bol yürüyüş yapın. Beslenirken sadece kış sebzeleri tüketin mesela lahana, kereviz, turp, pırasa, havuç vb. Unutmayın turp yerseniz, turp gibi olursunuz! Meyve olarak günde 1 küçük Anamur muzu, nar (ama suyunu değil tanesini), portakal veya mandalina yiyebilirsiniz. Meyvenin suyu yıllarca sağlıklı diye için denildi. Taze sıkılmış da olsa meyvenin suyu sırf şekerdir ve onu içince C vitamini almış olmazsınız. Hücrelerimiz C vitaminini ve meyve şekerini kullanmak için aynı enzime ihtiyaç duyar. C vitamininin ve glikozun formülü birbirine çok yakındır. Meyvenin suyunu içince vücuda çok fazla şeker girmiş oluyor. Yüksek miktardaki şeker oranı, enzimi kullanarak tüketiyor. C vitaminine kullanacak enzim kalmıyor, suda eridiği için idrarla vücuttan atılıyor!

 

Çamaşır ve ev temizliğinde deterjan kullanmak sağlığımıza zararlı mı?

Temizlik için de doğal ürün kullanın. Ev temizliği yaparken mesela arapsabunu kullanın, çamaşır makineniz için de bitkisel kaynaklı doğal sabun kullanabilirsiniz.

 

Şeker mi, kolesterol mü daha tehlikeli?

Kesinlikle şeker! Kolesterol bir hastalık değildir, kolesterol yaşam için gerekli bir kimyasal formüldür. Bu nedenle her vücutta üretilir. Rafine olmuş şeker dışarıda üretilerek vücuda giren zararlı bir kimyasaldır. Ama bütün hastalıkların temelinde şeker ve trans yağlar vardır. Yani margarin, bozuk yağlar, kızartmada meydana gelen yağlar çok tehlikeli. Hücrelerimizi mahvediyor. Gazlı ve früktoz şurubu içeren içecekler grubu da son derece tehlikeli. Her türlü sıvı (çay, kahve vb) şekersiz olduğu sürece faydalıdır.

 

Bütün bu beslenme düzeni spor yapılmadığı takdirde eksik kalıyor ama değil mi?

Tabii! Hepsi bir arada olacak. Tek başına beslenme düzeni diye bir şey yok. Bu dediklerim hayat boyu devam edecek sadece kış ayları için değil. Eğer hayat boyu bu beslenme alışkanlığınız olursa hastalanmazsınız ki, insan vücudunda dört binden fazla mikrop var, biz onlarla beraber yaşıyoruz, mikrop geldi bizi hasta etti demek yanlış. Vücudun direnci düşünce mikroplar saldırıyor. Vücudunuz sağlıklıysa mikroplarla mücadele edebilir. Bütün kitaplarımda bunun altını çizerek anlattım.

 

Özellikle sonbahar ve kış aylarında grip, nezle kol geziyor. Vücut direncimizi nasıl artıracağız?

Birincisi D vitamini vücudumuzda yeterli olacak. İkincisi hiçbir şekilde şeker, tatlı yenilmeyecek. Üçüncüsü her türlü paketlenmiş yiyeceklerden uzak durulacak. Dördüncüsü bütün tahılların unluları mutfağımıza sokmayacağız, çünkü tahıllarda bulunan gliadin proteinlerin bağırsak florasını bozarak bağışıklık sistemimizi çökerttiği ve sık hastalanmamıza neden olduğu gösterilmiştir. Beşincisi dinlenmemiz uyumamız çok önemli vücut direnci için. Ancak günlük uyku kişiye göre değişir belirli bir saat dilimi yok. Altıncısı sağlıklı hayvan kaynaklı köy tereyağı, köy yumurtası ve ayrıca sızma zeytinyağı olmazsa olmaz olacak. Omega-3 de direnci artırır. Kış aylarındayız şu an kelle paça ve mercimek çorbalarını tereyağlı olarak yiyebilirler, sadece vücut dirençleri değil enerjileri de artar böylece.

 

Sağlıklı yaşam için illaki diyet olması gerekiyor mu?

Sağlıklı beslenmenizi ve sağlıklı yaşama felsefesini öneriyorum, diyet demiyorum. Ama ne yerseniz yiyin her gün yürüyüş yapmadan sağlıklı yaşam olmaz. Sokakta yürünecek, ışık altında kapalı mekânlarda değil, yağmur çamur demeden açık havada yürünecek, yazın da mutlaka denizde yüzülecek. Her gün en az 2-2,5 litre su içilecek…

 

Hamile bir kadın beslenmesinde nelere dikkat etmelidir?

Mevsiminde yetişen ve doğal olan her şey sağlıklıdır, doğal beslenecekler. Karatay Mutfağı isimli kitabımda detaylıca anlatıyorum, oradan faydalanabilirler. Mesela Çin’de doktorlar hamile kadınlara günde 10 yumurta veriyorlar. Çünkü yumurtanın sarısında kolin aminoasidi var, kolin beynin ve sinir sisteminin gelişmesi için çok önemli. Yumurtayı yasaklarsanız bunları da yasaklamış olursunuz.

 

Karaciğer yağlanması neden olur?

Kısaca her türlü ekmek (tüm unlu mamuller), şeker, şekerli gazlı içecekler ve alkol kullanımı neden olur! Şekerin en tatlı zehir olduğunu, ekmeklerin, şekerli içeceklerin, rafine unların, yani her türlü nişastanın şeker olduğunu, meyve sularının sıvı şeker olduğunu, 5 kitabımda da binlerce bilimsel kaynak vererek senelerden beri açıklıyorum ve konuşmalarımda asıl hastalıkların nedeninin TRANSYAĞLAR ve de ŞEKER olduğunu söylüyorum.

 

Zeytinyağı yemenin herhangi bir limit var mı? Salatalarda yemeklerde belli bir ölçü mü kullanmak gerekiyor?

Zeytinyağının hiçbir zararı yoktur, hatta ana sütünün aynısıdır, ana sütüyle ikisinin ögeleri aynıdır. Ana sütü zararlı olabilir mi? Ana sütünde hayvansal kolesterol vardır, zeytinyağında da bitkisel kolesterol. Oran diye bir şey yok asla. Doyuncaya kadar yiyeceksiniz. Ben diyetisyen değilim. Benim anlattıklarım sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam için şifreler, diyet değil anlattıklarım karıştırılmasın sakın. Dünyada 8 milyar insan var, 8 milyar parmak izi var, herkesin vücudu değişiktir. Herkes kendi vücudunu tanıyacak ona göre beslenecek. Açlığı bastırmak vücudun gıda aldığını göstermez. Yapay gıdalarla açlığınızı bastırabilirsiniz ama unutmayın vücut beslenemiyor o zaman ve sonunda hastalanıp çöküyor. Vücut hücreleriniz ihtiyacı olan gıdalarla beslenirse hasta olmazsınız. Güçlü ve dinç olan bir bedeniniz olur.

 

Şeker, beyaz un ve işlenmiş endüstriyel gıdalar sağlığımızı nasıl bozuyor?

Un = Saf Şeker’dir, bunu devamla hatırlayın. Ekmekler tamamen sıfır, diyoruz. Neden? Modern buğdaylarda, günümüz ekmeklerinde bulunan gliadin proteinlerinde 23.000 adet alerji ve inflamasyon yapan protein var, haberiniz olsun.

Pakete girmiş olan, üzerinde etiketi ve son kullanma tarihi olan, kısaca barkodu bulunan yiyecekler ve içecekler sağlığımızı bozmaktadır.

Şeker, un ve işlenmiş gıdaların bağımlılık yaptığı da bağımsız bilimsel araştırmalarda gösterilmiştir. İnsanlar bunlardan kurtulamamaktadır.

Raf ömrü uzun paketlenmiş tüm gıdalar kısaca fabrikaya girmiş çıkmış barkodlu gıdalar, her çeşit hazır işlenmiş yiyecek ve içecek bağımlılık yapmaktadır.

Bunlardan uzak durulmalıdır. Çünkü alerjik reaksiyon ve hastalık nedenidirler.

Doğal gıdalar yenecek, diyoruz. Hakiki besinler tüketilecek, diyoruz. Özgür tavuk yumurtası doğal ve gerçek bir besindir, yumurtanın barkodu yoktur. Sebzelerin üzerinde de barkod yoktur.

Evinizde, yaşam alanlarınızda kullandığınız kimyasallar, deterjanlar ve diğer kirleticilere de dikkat çekelim.

Kısaca çevremizde bağışıklık sistemimizi tamamen çökerten nedenleri bilip buna göre koruyucu önlem almamız gerekmektedir. Koruyucu hekimlik dediğimiz, önlenebilir alerjik reaksiyonlar ve hastalıkları ve bunların altında yatan nedenleri iyi anlayalım. Bataklığı kurutmak mı hedef, bataklığın üzerindeki sivrisinekleri yok etmek mi? Bataklıkta neden sivrisinekler var, bunun nedenini iyi anlayalım. Bataklığı mı kurutmak istiyoruz, yoksa sivrisinekleri mi öldüreceğiz? Buna herkes baksın.

O bunu demiş, şu bunu demiş Ali böyle demiş, Hasan şunu demiş, Canan böyle demiş, buna bakmayın. Vücudunuzu tanıyın 10 gün, 30 gün Karatay’ı deneyin, değişimi kendi vücudunuzda göreceksiniz. Senelerden beri en güncel bilgilere dayanarak konuşuyor ve de yazıyoruz! Anlayan anlıyor zaten!

Ve, Akıl paraşüte benzer, diyoruz. Ancak açık olduğu zaman çalışır..

 

Ekmek asla yemeyin diyorsunuz ama pilavı, makarnayı hatta mantıyı bile ekmekle yiyenler var. Onlar nasıl karın doyuracaklar?

Ekmek sadece karın doyuruyor, açlığı bastırıyor ama vücudu beslemiyor! Önemli olan karın doyurmak değil, vücudun ihtiyacı olan gerekli hakiki besinlerin alınmasıdır. Ekmekte de unda da yok bunlar. Un, buğday ve tahılların içindeki gliadinler insan vücudunda alerjiye sebep olabiliyor ve bağırsakları bozabiliyor. Bağırsaklar bozulunca da bağışıklık sistemi tamamen çöküyor. Bağırsak hastalıkları ve alerjik hastalıkların altında yatan en önemli neden, gliadin proteinlerinin bağırsaklarda yaptıkları tahribatlardır. 2002 yılında kabul edilen yeni “Harvard Beslenme Piramidinde” ekmekler en az düzeyde belirtildi. Sağlıklı yağlar, sebzeler ve kırmızı et öne çıkarıldı, egzersiz ile birlikte! Eski beslenme piramidini beslenme uzmanları değil, ABD tarım bakanlığı hazırlamıştır.

 

Sabah kahvaltısının olmazsa olmazı nedir?

Sabah kahvaltısı günün en önemli öğünüdür. Kahvaltıda mutlaka bol doğal proteinin vücuda girmesi gerekiyor. İnsan vücudunda yağ ve protein olmazsa, vücut çalışmaz. Ekmek, simit, poğaça yenilmeyecek. Çünkü bu tür hamur işi yiyecekler bağışıklık sisteminizi çökertiyor. Sabahları zeytin, peynir ve yumurta yediğiniz zaman karnınız doyar, sizi tok tutar. Bu kadar grip salgını olmasının sebebi de bağışıklık sisteminin çökmesinden, zayıflamasından kaynaklanıyor. Köy tereyağında 2 yumurta kırın, peynirli ya da pastırmalı yapın yiyin. Unutmayın yumurta kolesterolü yükseltmez, tam tersine düşürür. Birçok hastamın kolesterolleri yumurta yemeye başladıktan sonra normalleşti ve hiç düşürülemeyen trigliseridleri de düştü. Tansiyon ya da kalp hastasıysanız az tuzlu zeytin, değilseniz kristal kaya tuzu ile hazırlanmış zeytin yemenizi öneriyorum. Doğal peyniri ise istediğiniz kadar yiyin diyorum.

 

Omega-3 neden çabuk bozuluyor ve neden antioksidan vitaminle birlikte alınmalı?

Omega-3 çoklu doymamış bir yağdır, bu nedenle çok çabuk bozulur, ışık, hava, ısı ile bozulup okside olabilir. Okside olması demek oksijenle birleşmesi demek, bu da zararlı hale dönüştüğü anlamına geliyor. Hazım sırasında olumsuz bir şey olmaması için de kuvvetli bir antioksidanla birlikte alınmalıdır.

Kapsülde satılan balıkyağı da çabuk bozuluyor. Bunun için ne önerirsiniz?

Buzdolabında saklanması gerekiyor. Güneş ışığı görmeyecek. Zaten dikkat ederseniz koyu şişeler içinde satılıyor. Ayrıca Omega-3 haplarını alırken içinde Omega-6 olmamasına dikkat edilmesi gerekiyor. EPA ve DHA olacak.

Tereyağı niçin kolay bozulmaz?

Tereyağı doymuş bir yağ olduğu için, zeytinyağı da tekli doymamış bir yağ olduğu için dayanıklıdır. Doğal köy tereyağı ve soğuk sıkım sızma zeytinyağını 250 C’ye kadar ısıttığınız zaman bile bozulmaz. Ama Omega-3 çabuk bozulur.

 

DÖRT MEVSİM NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

– Sabahları kuvvetli ve proteinli kahvaltı yapılması şart!
– Öğünler arasında en az 4-5 saat geçmesine dikkat edilmelidir.
– Günde 3 öğünden fazla yemek yenilmemeli, ara öğünler kalkmalıdır.
– Öğünler arasında bol limonlu su, limonlu şekersiz çay ve ayran içilebilir.
– Her gün 2-3 litre sıvı almaya dikkat edilmelidir. İdrarınızın rengi, açık sarı limonata rengi olmalıdır.
– Akşam saat 19.00’dan sonra meyve dahil hiçbir şey yenilmemelidir.
– Her gün veya akşam en az 40-60 dakika yol yürümeli ya da en az 40-60 dakika sevilen bir fizik aktivite yapılmalıdır.
– Yaz ya da kış aylarında normal şartlarda kanda D vitamini düzeyinin en az 100 ng/ml’nin üstünde olması gerekir.
– Yapılan bilimsel araştırmalar, çok az yağ ya da yağsız gıdalarla beslenenlerde kolesterolün azalmadığını, aksine yükseldiğini göstermiştir. Çok az yağ yiyen ya da yağsız gıdalarla beslenenlerin de kilo veremedikleri gibi, aksine kilo aldıkları da görülmüştür. Sağlıklı yağlar; hayvansal katı yağlar, doğal tereyağı, soğuk sıkım sızma zeytinyağı, Omega-3, fındık ve keten tohumu yağlarıdır.
– Sağlıklı kilo vermek ve de sağlıklı kilomuzda kalarak, dinç, hayat dolu ve enerjik yaşamak istiyorsak, düşük glisemik indeksli karbonhidratları, bozulmamış yağları ve sağlıklı proteinleri tüketmek gerekir.
– Vücut yağlanmasını önlemek ve bozulmuş kan yağlarını normalleştirmek amacı ile mutlaka doğal tereyağı ve sağlıklı sıvı yağlar tüketilmelidir. Doğal balık yağı Omega-3 ve kolesterol bütün hücre zarlarımızın temel yapı maddeleridir.