ÇOCUK VE TUVALET EĞİTİMİ

Çocuğun ilk temel alışkanlıkları beslenme, uyku ve tuvalet eğitimidir. Beslenme ve uyku düzeninin oluşturulması (daha önceki haftalarda bu ikisini işlemiştik) daha yaşamın ilk günlerinden itibaren başlar ve ilerleyen yıllarda devam eder. Bu iki alışkanlığın kazanımı birbirine paralel gider ve bazı durumlarda okul çağına kadar sürebilir. Tuvalet eğitimi diğerlerinden farklıdır. Doğar doğmaz çocuğa tuvalet alışkanlığı kazandırılamaz. Bunun için çocuğun belli bir bedensel ve zihinsel olgunluğa ulaşması beklenmelidir.

cocuk-tuvalet-egitimi

Çocuklar yaklaşık 2 yaşlarına kadar annelerine bağımlıdırlar, muhtaçtırlar. Hemen hemen bütün ihtiyaçları anneleri tarafından karşılanır. Onları anneleri besler, uyutur, giydirir, gezdirir, istediği şeyleri eline verir… Annesi, çocuk yemek yemek istemese bile gerekirse ona zorla yedirir, uyumak istemese bile onu yatağına ya da dizine yatırır, çocuğun almasını istemediği eşyayı yüksek bir yere kaldırır.

2 yaşta çocuk, motor (bedensel) ve dil gelişimi açısından önemli bir yol kat etmiştir. Kendini daha iyi ifade etmekte, isteklerini karşılamada daha etkin olmaktadır. Artık bağımsızlaşma yolunda ilk adımlarını atmaya başlamıştır. Bu bağımsızlaşma adımlarının en önemlilerinden biri ise tuvalet alışkanlığını kazanmasıdır.

Tuvalet alışkanlığının kazanılmasıyla birlikte güç, çocuğa geçmiştir. Çünkü burada söz sahibi tamemen odur. Anne onu zorla yedirebilir, uyutabilir, giydirebilir belki ancak ona zorla tuvaletini yaptırtamaz. Çocuk isterse idrarını ya da dışkısını içinde tutar, isterse de olmadık zamanda olmadık yere bırakır; bu onun bileceği iştir. Bu nedenle bir çok hususta olduğu gibi, tuvalet alışkanlığının kazandırılması hususunda da anne-çocuk arasındaki ilişki önemli olmaktadır.

“Tuvalet Eğitimi Ne Zaman Verilmelidir?”

Tuvalet eğitimi için uzmanlar, çocuk 20 aylıkken başlanması gerektiğini söylemektedirler. Fakat bunun bazı çocuk için 18 ay, bazısı için ise 2-2,5 yaş olabileceğini de belirtmektedirler. Ancak tuvalet alışkanlığı 1,5-2,5 yaşları arasında kazanılmış olsa bile ilk 4-5 yılda tam olarak oturmayabileceğini yine de akılda tutulmalıdır.

Her ne kadar bu eğitim için 20. ay uygun gibi görünse de, çocuğun zihinsel olgunluğu, bedensel gelişimi ve mesanesini kontrol edebilmesi (idrarını tek seferde yeterli olarak yapması, altının 2-3 saat kuru kalması…) önemli kriterlerdir. Bu ise, çocuktan çocuğa değişebileceğinden ebeveynler yaştan ziyade bu noktalara dikkat etmelidirler. Çocuklarını diğer çocuklar ile kıyaslamamalı ve çocuklarının erken yaşta bu alışkanlığı kazanmalarını beklememelidirler.

Bu eğitime başlamak için çocuğun hazır oluşluğu göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuk bununla ilgili mesajları jest ve mimikleri ile, bazen ise direkt sözel olarak verir. Genellikle ilk başlarda, bezlerini kirlettikten sonra annelerine bunu söylerler ya da bir şekilde anlatmaya çalışırlar. İlerleyen zamanlarda bezlerini kirletirken, en son aşamada ise kirletmeden önce mesaj verirler. Ancak her çocuk bu aşamaların hepsinden geçmeyebilir, bu unutulmamalıdır.

“Tuvalet Eğitimi Nasıl Verilmelidir?”

Anne, hazır olduğuna dair çocuktan gelen mesajları fark etmeli ve çocuğu idrarını tuvalete yapması konusunda teşvik etmelidir. Yaptığı takdirde övmeli, yapmadığı zaman ise kızmamalıdır.

Bazı çocuklar diğerlerine göre bu hazır oluşluğa geç erişebilirler. Bu gibi durumlarda anne telaş yapmamalıdır. Yapıyorsa da bunu çocuğa hissettirmemelidir. Çocuğu diğer çocuklar ile yarışa sokmamalıdır. Bir an evvel öğrenmesi için baskı yapmamalı, ısrarcı olmamalı ya da çocuğu zorlamamalıdır. Böyle olursa, anne-çocuk ilişkisi zedelenebilir. Uzmanlar zorla ya da katı bir tutumla tuvalete alıştırılan çocuklarda idrar kaçırma sorunun daha sık görülme olasılığı olduğunu söylemektedirler.

Çocuğu tuvalete alıştırırken başlangıçta lazımlık kullanılabilir. Ancak çocuk lazımlığa oturmayı reddederse anne bu konuda ısrar etmemelidir. İlk günlerde her beslenmeden sonra çocuk tuvalete götürülmeli fakat uzun süre orada kalmamalıdır ve bu sırada anne de onun yanında beklemelidir. Düzen oturtulduktan sonra her gün belirli saatlerde çocuk tuvalete götürülmelidir. Sonrasında kendiliğinden tuvalet ihtiyacını söyleyecektir.

Anne bu eğitim esnasında çocukla inatlaşmamalıdır. Cezalandırma, rüşvet, tehdit, aşağılama, başkaları ile kıyaslama gibi yöntemlere başvurmamalıdır. Sabırsız, çok kuralcı ve aşırı titiz davranmamaya özen göstermelidir. Çocuk hazır değilse onu zorlamamalı, ona bir müddet daha zaman tanımalıdır. Çocuk ısrarla hazır olma sürecine geçemiyorsa, tıbbi bir muayene gerekebilir.

“Tuvalet Eğitiminde Zorluklar”

Çocuk 5 yaşına gelmesine rağmen hala gündüz ya da gece idrar kaçırmalarının devam etmesi, çocuk tuvalet alışkanlığını kazanmasına ve hiç idrar kaçırma olmamasına rağmen bir dönem sonra tekrar kaçırmaların başlaması ve dışkı kaçırma tuvalet eğitiminde karşılaşılabilecek başlıca zorluklardır. Ancak bunlar 5 yaş öncesinde, ciddi problemler olarak ele alınmamaktadır.

Bu gibi sıkıntılarla karşılaşıldığında öncelikle çocuğun fiziksel muayenesi yaptırılmalıdır. Fiziksel muayenede bir sorun yoksa o zaman psikolojik ihtimaller gözönünde bulundurulmalı ve ona göre gereken önlemler alınmalıdır. Ailesel yatkınlık da bazen tetikleyici olabilir. Bir takım terapi yöntemleri ve gerekli görüldüğü durumlarda doktor kontrolünde ilaç kullanımıyla problemin ortadan kalkması kolaylaşmaktadır.

Ebeveynler bu durumun kendileri açısından sıkıntılı ve zor olduğu kadar çocukları açısından da öyle olduğunu unutmamalıdırlar. Hem sosyal, hem de psikolojik olarak yıpratıcı bir durumdur. Bu nedenle çocukların yargılanmaktan ziyade anlaşılmaya ve desteğe ihtiyacı vardır.

SORULARA CEVAPLAR

1. “Her yolu denememize rağmen çocuğumuzu bir türlü tuvalete alıştıramadık.”

2. “Çocuğum tuvalet alışkanlığını kazandığı halde sonra tekrar bıraktı.”

3. “Gündüzleri bir sıkıntımız yok ama gece hala bezleniyor.”

4. “ Alt Islatma (enürezis)”

5. “İdrarını yapıyor ama dışkısını yapmıyor.”

6. “Dışkı Kaçırma (Enkoprezis)

CEVAPLAR.

1. “Her yolu denememize rağmen çocuğumuzu bir türlü tuvalete alıştıramadık.”

Organik ya da fiziksel bir problemi yoksa ve her yol denenmesine rağmen çocuk bir türlü tuvalet alışkanlığını kazanamıyorsa, ya çocuğun bedensel ve zihinsel olgunluğu henüz yeterli düzeyde değildir ya da aile bu yolları denerken bazı önemli noktaları gözden kaçırıyordur.

Öncelikle, bu eğitime başlamadan önce çocuğun hazır olup olmadığını dikkate almalıyız. Bunu anlamak için çocuğu iyi gözlemlememiz gerekir. Çişini yaptıktan sonra veya yaparken söyleyebilir, tuvaleti gösterebilir. Gündüzleri 2-3 saat bezi kuru kalabilir. Bezi kirlenince rahatsızlık duyar…Biz bu gibi işaretleri fark edip olumlu pekiştireç vererek devamının gelmesini sağlamaya çalışmalıyız. Çocuk kendi isteyene kadar tuvalete ya da lazımlığa oturtma konusunda ısrar etmemeliyiz.

Çocuk belirli bir yaşı geçmesine rağmen hala hiç hazır oluş belirtisi göstermiyorsa eğlenceli videolarla, dikkat çekici lazımlıklarla teşvik etmeye çalışabiliriz. Lazımlık alınacağı zaman çocukla birlikte seçmek daha etkili olabilir. Ancak bu süreçte yine, ısrar etmemeye ve zorlamamaya özen göstermeliyiz. Bazen çocuk hazır olduğu sinyallerini verdiği halde eğitime başlanınca tersine kendini geri çekebilir. Bu gibi durumlarda çocukla inatlaşılmadan eğitime bir müddet ara vermek gerekebilir.

Tuvalet eğitimine çocuk için stresli olmayan bir dönemde başlamak çok önemlidir. Bu eğitim yeni bir kardeşin doğumu, ev değişikliği, anaokuluna başlama,…vs gibi durumlarla aynı anda verildiğinde sağlıklı sonuç alınamayabilir.

Tuvalet eğitiminde katı, sert, aşağılayıcı, utandırıcı tutumlardan kaçınılmalıdır. Çocukla kontrol mücadelesine girilmemelidir. Aşırı titiz, aceleci ve telaşlı davranılmamalıdır. Çocuk tuvalete yaptığı zaman övülmeli, altına kaçırdığı zaman ise kızılıp, ceza verilmemeli ya da korkutulup tehdit edilmemelidir. Bir gün bunu başaracağına olan inanç belirtilerek, motive edilmelidir.

Eğitime başlanınca ailenin gündemi sürekli bu olmamalı, çocuğun yanında iken yakın çevre ile sıklıkla bu konu konuşulmamalıdır. Başarılı olduğu zamanlar anlatılıp çocuk takdir edilebilir belki ama başarısız olduğu zamanlar anlatılarak utandırılıp, yerilmemelidir. Aksi halde çocuk, bu konunun sizin için ne kadar önemli olduğunu fark ettiğinde ileride bunu koz olarak kullanabilir.

Burada bahsettiğimiz noktalara dikkat edildiği takdirde 5 yaşını geçmesine rağmen hala tuvalet alışkanlığı kazanılmadıysa veya gece ya da gündüz tekrarlayıcı idrar kaçırmaları oluyorsa halk dilinde Alt Islatma (Enürezis) olarak bilinen durum için gerekli uzmanlara başvurulup, tetkikler yaptırılmalıdır.

2. “Çocuğum tuvalet alışkanlığını kazandığı halde sonra tekrar bıraktı.”

Tuvalet alışkanlığı kazanan çocuğun, bazen kısa bazen uzun bir dönem sonra yeniden altını ıslatması zaman zaman karşılaşılan bir durumdur. Bunda farklı nedenler söz konusu olabilir.

En sık karşılaşılan nedenlerden biri çocuğun stres altında olması ya da travmatik bir durum yaşamasıdır. Mesela anaokuluna ya da okula yeni başlayan çocuklarda görülebilir. Çünkü çocuk yeni alışmaya çalıştığı öğretmenine tuvalet ihtiyacı olduğunu söylemeye çekinebilir. Ya da okulda birden bire kalabalık bir ortama girmek çocuğu gerebilir. Kardeş doğumundan kaynaklanan artık sevilmeme korkusu olabilir. Anne-babanın ayrılması gibi bir deneyimi yaşamak ağır gelebilir. Bazen de şiddete maruz kalma, ciddi bir kaza, sünnet ya da ameliyat gibi tıbbi bir operasyon geçirme gibi durumlar sonrasında da alt ıslatma görülebilir. Örnekler arttırılabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken çocuğun ani alt ıslatmaları karşısında ailenin paniğe kapılmaması, çocuğun üzerine gitmemesi, onu cezalandırmaması ve bu konuyu gündemde çok tutmamasıdır. Aile sakinliğini korur ve olayı normal karşılarsa bir süre sonra ailenin ya da öğretmenlerinin desteği ile çocuk normale dönecektir. Anne çocuğa zaman vermeli ve bu süreçte sürekli kıyafet değiştirmek zorunda kalsa bile altını tekrar bezlememelidir. Ancak travmatik olaylarda bazen çocuğun psikolojik destek alması gerekebilir.

Çocuğun tekrar altına kaçırmaya başlamasının bir diğer nedeni ise ilgi çekmek istemesidir. Bazı anneler için çocuğun tuvalet eğitimini bir an evvel kazanması çok önemlidir. Bunun için çok çabalarlar bazen işlerini güçlerini bırakıp bütün günlerini bu alışkanlığı kazandırmaya çalışmakla geçirirler. Çocuk tuvalet eğitimini kazanınca anne normal rutin işlerine döner. Ancak bu durum çocuk için can sıkıcıdır. Birden bire üzerindeki alaka azalmıştır. Oysaki o, annesinin işini gücünü bırakıp onunla ilgilenmesini istemektedir. Çocuğu ile düzenli ve kaliteli vakit geçiren ailelerde bu durum çok görülmez, fakat bunu sağlayamayan ailelerdeki çocuklar için tuvalet eğitimi ilgiyi üzerlerine çekmenin etkili bir yoludur.

Bazen de tekrar altına kaçırma çocuğun tembelliğinden kaynaklanabilir. Başlangıçta tuvalet ortamı, su ilgisini çekebilir. Ama sonra onlardan hevesi geçince sürekli tuvalete gitmek zor gelebilir. Özellikle de oyuna daldığı vakitlerde. Aile tuvalet ortamını cazip kılmaya çalışarak (idrarını ya da dışkısını tuvalete her yaptığında duvara sticker yapıştırmak, şarkı söyleyerek tuvalete götürmek…) çocuğu zorlamadan teşvik etmelidir.

Anneler, tuvalet alışkanlığını kazandığı halde tekrar bırakan çocukları bezlememelidirler. Her defasında kıyafet değiştirmek yorucu olabilir belki ancak sonrasında rahat etmek için biraz bu yorulmayı göze almak gerekir.

3. “Gündüzleri bir sıkıntımız yok ama gece hala bezleniyor.”

Çoğunlukla çocuklar gündüz tuvalet ihtiyacını karşılamayı daha çabuk öğrenirler. Gündüz tuvalet alışkanlığı kazanıldıktan sonra geceye geçmek daha iyi olur. Çocuk gece alışkanlığını bir kere kazandıktan sonra arada bir kaçırsa bile tekrar bezlenmemelidir.
Bu süreçte başlangıçta gece çocuk bezlenebilir, sonrasında yatağının altına koruyucu konularak çiş küloduna geçilebilir. Çocuk sabah kuru kalkmaya başladığında bu davranışı övülmelidir.

Çocuğun gece kaçırmaları azaldıktan ve anne çocuğun idrarını yapma zamanını aşağı yukarı tespit ettikten sonra normal küloda geçilmelidir. Çocuk sabaha kadar kuru kalabiliyorsa sorun yok, ancak gece tuvalet ihtiyacı oluyorsa anne onu tuvalet için kaldırmalıdır. Fakat bunun gece de 3-5 defa olmamasına özen göstermelidir. Aksi halde çocuk da anne de kaliteli uyuyamadıkları için gergin olur.

Gece altını ıslatan çocuk için yatmadan bir saat önce sıvı gıdaları çok vermemek iyi olabilir. Gece uykuya daldıktan 1,5 saat sonra tuvalete kaldırılmalıdır. Yatağını ıslattığı takdirde de kıyafetleri ve çarşafı bıkmadan değiştirilmeli, bez bağlanmamalıdır. Çünkü tuvalet alışkanlığını kazanan çocuğu tekrar bezlemek ona “çişini bezine yapabilirsin” mesajını vermek demektir.

5 yaşına kadar gece kaçırmaları normaldir. Ancak 5 yaş sonrasında düzenli ve yineleyici bir şekilde haftada 2 kez bu durumla karşılaşılıyorsa çocuk bir uzmana gösterilmelidir.

4. “ Alt Islatma ”

Alt ıslatmanın nedenleri arasında ailesel yatkınlık, hormonal etkenler, mesane ile ilgili sorunlar, nörolojik sorunlar, psikolojik problemler gibi etmenler gösterilebilir. Ayrıca araştırmalar alt ıslatan çocukların çoğunun uykusunun derin olduğunu belirtmektedir.

Alt ıslatma doğuştan itibaren tuvalet alışkanlığı hiç kazanılmadan devam edebilir. Bazı durumlarda ise tuvalet alışkanlığı kazanılıp en az bir yıl süre geçtikten sonra tekrar ortaya çıkar. İkinci durum daha çok psikolojik nedenlerden kaynaklanır. Anne-çocuk arasındaki gergin ilişki, aile düzeni ya da yaşamdaki önemli değişiklikler, vaktinden önce veya uygun olmayan yöntemle verilen tuvalet eğitimi psikolojik nedenlere örnek verilebilir.
Alt ıslatma tedavisi için önce, fiziksel bir neden olmadığı tesbit edilmelidir. Terapiler, kayıt tutma ve ödüllendirmeler, mesane egzersizleri, yatmadan önce sıvı kısıtlaması ve tuvlete götürme, gece ise 1 kez uyandırma,alarm cihazı, aileye danışmanlık, psikoterapi tedavide olumlu sonuç vermektedir. Bunlara rağmen sorun çözülmediyse ilaç desteği gerekebilir.

5. “Dışkı Kaçırma”

Dışkı kaçırmada farklı nedenler söz konusu olmakla birlikte psikolojik faktörler diğerlerine göre daha ağır basmaktadır. Annenin aşırı titizliği, katı tuvalet eğitimi, ciddi bir hastalık ya da ameliyat geçirme, kardeş doğumu, aile içi geçimsizlikler…vs örnek verilebilir.

Dışkı kaçırma tedavisinde çeşitli terapi yöntemleri ve aileye danışmanlık etkili olmaktadır. Bazen ilaç takviyesine ihtiyaç duyulabilir. Ancak en temelde anne-çocuk arasındaki ilişki ele alınmalıdır.

Aile bu konuyu sürekli gündemde tutmamalı, diğer çocuklarla kıyaslamamalı, rüşvet teklif etmemeli, zorlamamalı ve kızmamalıdır. Öğünlerden sonra çocuğu 3-5 dk tuvalette tutmak iyi olabilir.

6. “Bile bile altına yapıyor”

5 yaş sonrasındaki allt ıslatma ya da dışkı kaçırma aile açısından zor bir problemdir. Ancak aile açısından olduğu kadar çocuk açısından da zordur. Çocuğun özgüvenini zedeler, sosyal hayatına kısıtlamalar getirir. Burada, ailenin çocuğu anladığını hissettirmesi ve ona destek olması çok önemlidir. Oysa ki ebeveynler çocuğun bilerek yaptığını düşünerek bu duruma daha da çok kızarlar.

Çocuk bilerek de yapabilir bunu bilmeyerek de. Ancak her iki durumda da aile bunun tedavi edilmesi gereken bir durum olduğunu kabullenmelidir. Bilerek altını kirleten çocuk annesini cezalandırıyor olabilir, saldırganlığını ya da öfkesini gösteriyor olabilir, kontrolün kendisinde olduğunu anlatmak istiyor olabilir, ilgi çekmek istiyor olabilir… Tedavide anne-çocuk ilişkisinin önemi üzerinde bu kadar durulmasının nedeni budur.

7. “İdrarını yapıyor ama dışkısını yapmıyor”

Bazı çocuklar için dışkılarını yapmak ürkütücü olabilir. İdrarını hemen yapıp kalkabilir fakat dışkı o kadar kolay olmayabilir. Tuvalete oturuş pozisyonu, ayaklarının yere değmesi bile bunu bazen etkileyebilir. Çocuğun kabızlık problemi varsa bu durum daha da zor olabilir. Çocuğun üzerine çok gidilmemelidir. Ancak, birilerini model alması bu konuda ona yardımcı olabilir.

Bazı çocuklar için ise dışkıları değil, başlı başına tuvalet korkutucu olabilir. Geldiğini bilirler ama idrarlarını bile yapmazlar. Bu noktada da çocuğu zorlamadan, tuvalet ortamı cazip kılınarak ve annesi yanında olarak yapmasına yardımcı olmak iyi olabilir.

BİTİRİRKEN;

Tuvalet eğitimi sabır ve sakinlik isteyen bir iştir. Her eğitimde olduğu gibi bu eğitimde sevgi ile verilmelidir. Uzmanlar, 4-5 yaşlarına kadar her çocuk tuvaletle ilgili az-çok sıkıntılar yaşanmasının normal olduğunu belirtmektedirler. Ancak sonrasında devam ettiği takdirde gerekli önlemler alınmalıdır.

Psikolog Canan Cantürk