Hiperaktif Çocuk – Yaramaz Çocuk

hiperaktifcocuk

Hiperaktif çocukların ortak özellikleri: Çoğunlukla birinci çocuk olurlar. Aşırı konuşkan ve gürültücüdürler. Acıya dayanıklı olup dikkat etmeden caddeye koşmak gibi, kendilerini kolaylıkla tehlikeye atabilen şeyler yapabilirler. Ve genellikle vicdanı zayıf, ruh hali değişken olup uyku süreleri kısa olur.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Nöroloji BilimDalı öğretim üyesi Prof. Dr. Kıvılcım Gücüyener, Çukurova Üniversitesi (Ç.Ü) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı ile Çocuk Nörolojisi Derneği’nin işbirliğiyle düzenlenen “5. Ulusal Çocuk Nörolojisi Kongresi”nin son gününde, “Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunda (DEHB) Yaklaşım ve Tedavi” konulu sunum yaptı. Okul çağı çocuklarının yüzde 5-7’sinde hiperaktivite olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gücüyener, “ABD’deki araştırma sonuçlarına göre, bozukluğun okul çağındaki sıklığı genel olarak yüzde 2-20 arasında, ergenlik öncesi çocuklarda yüzde 3-5 olarak bildirilmiştir. İngiltere’deki araştırmalara göre ise bozukluğun sıklığı yüzde 1’den azdır” dedi.

Prof. Dr. Gücüyener, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nce 1988 yılında yapılan bir araştırmada da polikliniğe başvuru nedenleri arasında hiperkinetik sendromun 15. sırada yer aldığını, çocukların yüzde 2.28’inde hiperaktivite saptandığını anlattı. Sorunun nedeninin henüz tam olarak bilinmediğini, ancak biyolojik, genetik, psikososyal ve ailesel etkenlerin birlikte rol oynadığının düşünüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Gücüyener, tedavide önemli mesafeler alındığını kaydetti.

ERKEK ÇOCUKLARDA DAHA FAZLA

Doç. Dr. Lale Vanlı ise 5 yaşından önce başlayan DEHB’nin erkek çocuklarda, kızlara oranla 4 kat daha fazla görüldüğüne dikkati çekti.

Doç. Dr. Vanlı, çocuklarında dikkat, hareketlilik ve davranış sorunu olan anne-babaların, bir uzmana başvurduklarında en temel sorularının “çocuğumda gerçekten hiperaktivite olduğunu nasıl anlayacağım?” olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: “DEHB, yaşam boyu süren bir sendromdur. Dikkatin kısa olması, yönerge alamama, kendini kontrol edememe, problem çözümüne gidememe, davranışını değerlendirememe, düşünmeden hareket etme şeklinde belirtileri vardır. Bu çocukların bazılarında, aşırı hareketlilik yerine durgunluk da söz konusudur. Özellikle kız çocuklarında hiperaktivite olmaksızın dikkat eksikliği görülebilir. Bu çocukların zekası normaldir, ancak dikkatleri yetersiz olduğundan okulda öğrenme sorunu yaşarlar.”

ORTAK ÖZELLİKLERİ

Doç. Dr. Vanlı, hiperaktivitenin “aşırı hareketlilik” anlamına geldiğini, ancak her aşırı hareketli çocuğa ise “hiperaktif” denilemeyeceğini kaydetti. Doç. Dr. Vanlı, yapılan araştırmalarda DEHB çocuklarda ortak özellikler de bulunduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: “Bu çocuklar, çoğunlukla birinci çocuk ve anne yaşı ortalamadan küçüktür. Aşırı konuşkan ve gürültücüdürler. Bu çocukların anneleri de normalden fazla konuşkandır. Sakinleştirici ilaçlara karşı olumsuz tepki verirler. Acıya dayanıklıdır. Dikkat etmeden caddeye koşmak gibi, kendilerini kolaylıkla tehlikeye atabilirler. Okul başarısızlığı normallerine göre 2-3 kat daha fazladır. El yazısı bozuktur. Boyu ve kilosu, yaşına göre ortalamaların altında, kemik gelişimi geridir. Vicdanı zayıf, ruh hali değişken, uyku süresi kısa. Yalan söyleme, çalma daha sıklıkta görülür. Çabuk heyecanlanırlar ve duygularını kontrolde zayıftırlar.”

Çocuğunuz okul hayatında başarısız, yaşıtlarına göre aşırı hareketli ve dikkatini bir türlü toplayamıyor mu? Eğer bu gözlemleriniz sürekli devam ediyorsa ve çocuğunuz hem evdeki hem de okuldaki hayatında aynı hareketlilik ve dikkatsizliği gösteriyorsa bu konuya önem vermenizde fayda var.

Son yıllarda sıkça duymaya başladığımız Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu nda size saydığımız bu belirtilerin biri ya da birkaçı bir arada bulunabiliyor.

Öncelikle bir çocuğun hiperaktif olduğunu söyleyebilmek için onun normal çocuklarla kıyaslanamayacak kadar aşırı derecede atak, hareketli olması gerekir. Örneğin, bu çocuklar yüzme bilmeden derin suya atlamak, yoğun trafikte hızla giden arabaların önüne fırlamak gibi aşırı hareketlerde bulunurlar. Dikkatlerini bir konu üzerinde toplayamazlar. Ayrıca sadece evde değil okulda ve günlük yaşamda da aynı şekilde davranışlar gösterirler.

Hiperaktivite bozukluğunun üç temel belirtisi vardır. Çocukta bu belirtilerin hepsi bir arada bulunabilir ya da sadece biri ya da ikisi görülebilir

– Çocuk çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez, etkinliklerde hatalar yapar. Örneğin, satrançta, sporda dikkatsizce hatalar yapıyorsa bu önemli bir bulgudur. Ancak burada altının çizilmesi gereken nokta sadece okulda, derslerinde değil, kendi sevdiği etkinliklerde de hatalar yapmasıdır.

– Düşünmeyi gerektiren aktivitelerden kaçarlar. Örneğin, satranç, bilmece çözme gibi şeylerden uzak durabilir.

– Gerçek dikkat eksikliği olan çocuklar dışarıdan gelen en ufak bir uyarana derhal tepki gösterirler. Bir zil sesi, bir ışık çocuğun dikkatini hemen dağıtır.

– Kendisiyle konuşulduğu zaman dinlemiyor gibi gözükür. Çoğu zaman da kendisine söylenenleri yerine getirmez.

– Çoğu zaman kendi için gerekli olan, defter, kalem ve benzeri eşyalarını kaybeder.

– Çoğu zaman çocuk o kadar ataktır ki daha soru bitmeden hemen cevap verir, herkesin sırasını beklediği yerde sıra beklemez. Bu ilk defa ana okulunda ya da okulda ortaya çıkar.

– Çoğu zaman başkasının sözünü keser, başkasının oyununu bozar.

– Çoğu zaman kıpır kıpırdır yerinde duramaz. Hareketlerinde bir aşırılık söz konusudur.

– Oturması beklenen yerde oturamaz kalkar, sınıfta kendini tutamaz, kalkar dolaşır.

– Etkinliklere katıldığında oyunu bozar, sırasını beklemek istemez, devamlı hareket der.

– Çok konuşur, söze karışır.

Küçük yaşta da anlaşılabilir

Genellikle okula başlama çağlarında göze çarpan bu durum, dikkatli bir gözlemle 1-1.5 yaşlarında da tanınabilir. Hatta bazılarının anne karnında bile çok hareketli oldukları veya doğumdan hemen sonra anne kucağında ya da yatağında durmadan hareket ettikleri gözlenir. Bu bebekler, huysuz, huzursuz güç bebek olarak tanımlanır. Yaşamın ilk birkaç ayında aşırı hareketlilik, yeme ve uyku bozuklukları görülebilir. Emekleme dönemi veya yürümeye başladıkları zaman çok hareketli ve atak oldukları için birkaç kişinin devamlı bakımı gerektiği söylenir.

Hiperaktivite bozukluğunun birinci dereceden akrabalar arasında görülmesi kalıtsal geçiş şüphesini ortaya atmış. Hiperaktivitenin gelişme ihtimalleri arasında gebelik ve doğum komplikasyonları, anne – babada alkolizm, depresyon, annenin sigara içmesi gibi durumların da etkili olduğu düşünülüyor.

Çocuk Psikiyatristleri aile ve öğretmenlerin yaramazlık ve hiperaktiviteyi birbirine karıştırdığını belirterek, bu konudaki farka dikkat çekiyor. Bazı aileler aslında yaramaz olan çocuklarının hemen hiperaktif olduğu düşüncesine kapılıyorlar. Aynı şekilde öğretmenler de bu kanıya kapılıyor. Oysa ikisi çok farklı.

Hiperaktivite tanısının mutlaka bir çocuk psikiyatristi tarafından konulması gerekir. Çünkü tembel, şımarık ve yaramaz çocuklar da bu bozuklukla karıştırılabilir. Bu yüzden tanının iyi konulmuş olması son derece önemli. Eğer çocuk gerçekten hiperaktif ise gençlik yıllarında da yüzde 80 oranında devam eder. Yetişkinlikte ise yüzde 30-60 a kadar devam edebilir. Burada korkulan durum daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkıyor. Çünkü çocuk tedavi edilmezse okulu bitiremiyor, aşırı tezcanlı olduğundan çalışarak bir şeyleri başarmayı beklemiyor, hırsızlık gibi kolay yoldan para kazanma davranışlarına yönelebiliyor. Toplum dışı bazı davranışlar göstererek, etrafına zarar verebiliyor.