Okul Öncesi Dönem

Oyun Çocukluğu Başlangıcı(2 – 3 yaş dönemi): Çocuklar iki yaş dolayında ayrı bir birey olduklarının farkına varırlar. Bu da bağımsızlık duygusu, kendini kabul ettirme çabası, çevre ile çatışmaya girmesi, inatlaşması anlamına gelir. Zaman zaman neden direndiğini bilmeksizin bunu sürdürür. Böyle durumlarda inada – inatla, öfkeye – öfke ile yanıt verme gereksizdir.

children-jump2

Beş adımda ne yapmalı?

  • Soğuk kanlı olmalı, savaşmamalı! (önce kendiniz, sonra çocuk sakinleşene dek konuşmayın)
  • Kararlı ve tutarlı olmalı. İsteğin neden gerçekleşemeyeceği anlatılmaya çalışılmalı
  • Zaman vererek pes demeyeceğinizi, kararlığınızı, sakinleşmesini beklemeli
  • Bu arada ilgisini başka yöne kaydırmaya çalışarak o konudan uzaklaştırma çabasında bulunmalı
  • İnatlaşmamak, iki-üç seçenek sunarak kendi seçimi olduğunu düşündürmek.

Motor – Sosyal – Duygusal Gelişim: Bu yaş döneminde beceriler artmış, ince motor hareketler oluşmuştur. El ve parmaklar rahatça kullanılabilir, yardımla giysilerini giyebilir. Oldukça gelişmiştir. Başkasının oyuna katılmasından hoşlanır, ancak paylaşmayı çok iyi bilmediklerinden oyunlar kısa sürelidir.

Oyuncak paylaşmaması bu dönem özelliği olup çocuğun bencilliğini göstermez. Paylaşım uygun koşullarda 3 yaşından sonra gelişir. Bu dönemde yavaş yavaş iletişim kurma başlayabilir. Ancak bu dönemde korkular başlayabilir. Çocuklara korkuların yersiz olduğunu anlatmak değil, kaygılarını anladığımızı göstermek ve azaltmak temel çaba olmalıdır.

Bilişsel Gelişim: Bu yaş döneminin başlangıcında en belirgin özellik yetişkin davranışlarının dikkatle izlenmesi, gözlemlenmesi ve taklit edilmesidir. Uzun bir süre önce gördükleri, duydukları en ufuk bir ayrıntıyı anımsayabilirler. Büyük – küçük, uzun – kısa, az – çok, kavramları öğretilebilir. İyi – kötü, doğru – yanlışı basit oyunlarla vurgulamanın ve öğretmenin en uygun yaşıdır.

Dil Gelişimi: Oyun çocuğunun bu ilk dönemlerinde dil gelişimi hızlı olur. İki – üç kelimelik basit tümceler kurulur. İsteklerini, duygularını anlatabilir. Çevrenin çok sık kullandığı sözcükleri, anlamına uygun olarak söyleyebilir. (Sıcak, Soğuk; Büyük v.s.)

Bedensel Gelişim: İlk yaşta görülen hızlı ağırlık ve boy artışı (büyüme hızı) yavaşlamış olarak sürer. İki yaşında ortalama 12 – 14 kilo ve 83 -86 cm. değerlerinde olan çocuklar üç yaşında 41 – 16 kilo ve 93 – 96 cm. boyunda olurlar. Diş gelişimi 3 yaşına dek çoğu kez tamamlanır.

Bu Yaş Döneminde Hangi Oyuncaklar Seçilmeli?

  • 5 – 6 renkli küp üst üste konabilir.
  • Topu havaya atabilir.
  • Tek ayak üstünde duracak oyunlar oynayabilir.
  • Nesneleri dizmeyi, boy – renklerine göre sıralamayı yapabilir.
  • 6 – 12 parçalık büyük yap – boz oyunu oynayabilir.
  • Hamurları şekillendirmeye çalışabilir.

Neler yapılmalı?

  • Olumlu davranışlar övülmeli. Ancak bir övgü abartmaya kaçmaksızın doğal akış içinde olmalı
  • Zaman zaman övgüden öte ödüller kullanılmalı (Bu tatlı yiyecekler şeklinde olursa ileri yaşlara kayan alışkanlık ve hatalı toplum beslenmesi oluşabilir.
  • Uyku öncesi yanına oturup yada uzanarak kısa öyküler okunmalı, anlatılmalı (Özellikle baba – çocuk ilişkisi yararlı olup jest,mimik ve ses tonu ile ilgi çekici durum yaratılabilir.)
  • Çocuğunuza sık olarak temas edin, okşayın, sarılın. Sevginizi beden diliyle gösterin. İçten bir öpücük çocuğu sonsuz mutlu eder.
  • Olayları çocuğun gözü ile görmeye, anlamaya çalışın. Kendinizi onun yerine koyun (Size çok ters gelen bir olay onun gözünde farklı olabilir.)
  • Kendi doğrularınızı ısrarla kabul ettirme yerine onu anlamaya çabalayın.
  • Gülümsemeye zaman ayırın. Sıcak bir gülme çocuğunuzun, temel güven duygusu gelişmesinde, önemli bir adımdır. Öte yandan sizinde olaylara her zaman olamasa bile daha iyimser bakmanızı sağlar.
  • Kendinizi rahatlatmanın, sakinleşmenin bir yolu da paylaşımdır. Eşinizle konuşun, duygu ve düşüncelerinizi, iş yükünüzü paylaşmaya çalışın.
  • Çocuğunuzla tüm günü birlikte geçirmeniz mümkün değilse gerçekten üzülmeyin. Tüm bu önerilerin gerçekleşemediği gergin ebeveyn – çocuk ilişkisi yerine “nitelikli birliktelik” denilen, kısa süre de olsa yoğun yaşanan olumlu ilişkilerin çok daha anlamlı olduğunu unutmayın. (Özellikle çalışan anneler kesinlikle kendinizi suçlamayın)
  • Korkuları ile dalga geçmeyiniz. Abartmayın ve gülmeyin. Onu anlamaya çalışarak yanında olduğunuzu hissettirin, güven verin. Örneğin; karanlıktan korkan bir çocuk için gece camdan dışarı ışıkları sönük evlerle ilgili olumlu öyküler anlatabilirsiniz.
  • Çocuğunuz ile gece karanlığında yürürken yıldızlar, ay ile ilgili konuşmalar yapabilirsiniz.
  • Evde loş bir ortamda saklambaç ya da körebe oynayabilirsiniz.
  • Gece hafif bir gece lambası ve sevdiği oyuncaklar ile uyumasını sağlayabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.